kanaat

kamus

Ar ḳāmūs قاموس z1. dünyayı çevreleyen deniz, okyanus, 2. Fīrūzabadi'nin ünlü Arapça sözlüğünün adı (15. yy), genelde sözlük ≈ EYun ōkeanós ωκεανός za.a.

kamutay

TTü kamu +tAy

kamyon

Fr camion bir tür at arabası (14. yy), motorlu yük aracı (20. yy) <? Prov caminar yürümek, yol almak OLat camminus yol (Kaynak: DuCL sf. 2.52c)Kelt

kan

<< ETü kān a.a.

kan|mak

<< ETü kan- doymak, tatmin olmak, inanmak

kanaat

"yetinme" [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
şol-durur ol kim ḳanāˁatdur işi / dunyā derbendinde ṭokdur ol kişi kanaatkâr "yetinen" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ḳanāˁatkār: Müktefi [iktifa eden]. "kanı, inanç" [ Vakit - gazete, 1929]
Bu his şimdiden bizde bir kanaat şekline geçmiştir, öyle bir kanaat ki buradan dönerken götürdüğümüz en kıymetli şeydir. kanaat önderi "İng opinion leader çevirisi" [ Cumhuriyet - gazete, 1968]
kanaat önderi adı verilenlerin tutumuna, anlayışına, çıkarına göre

Ar ḳanāˁa(t) قناعة z [#ḳnˁ faˁāla(t) msd.] yetinme, doygunluk Ar ḳaniˁa قَنِعَ zyetindi, doydu

Not: Esasen "yetinme, tatmin olma" anlamında iken, kanaat hasıl etmek deyiminin etkisiyle 20. yy ortalarına doğru "görüş, benimsenen fikir" anlamı kazanmıştır.

Benzer sözcükler: kanaat notu, kanaatkâr

Bu maddeye gönderenler: ikna, kani


14.02.2020
kanal

Fr canal Ven canál açık veya kapalı su yolu, ark, künk Lat canalis a.a. Lat canna kamış, boru, su borusu +al° EYun kánna κάννα za.a. ≈ İbr/Aram ḳanē/ḳaniyā קניא/קָנֶה zkamış (Kaynak: Jastrow sf. 1388, 1392; Rosol sf. 45.)≈ Akad ḳanū a.a.

kanalizasyon

Fr canalisation kanal açma, yönlendirme Fr canaliser kanal açmak, yönlendirmek +(t)ion Fr canal su yolu +ise-

kanara

Ar ḳannāra(t) قنّارة zmezbaha, salhane; kasap çengeli (Kaynak: Muarrab sf. 120, Fraenkel sf. 258, Men sf. 3765)

kanarya

İt/İsp canario Kanarya adalarına özgü bir kuş öz Canaria Atlantik'te bir ada Lat insula Canaria Köpek Adası Lat canis köpek

kanasta

İsp cañasta 1. hasır sepet, 2. bir iskambil oyunu EYun kánastron κάναστρον zhasır sepet EYun kánna κάννα zkamış, kargı