kanırt|mak

kangal2

öz Kangal Sivas'ın bir ilçesi <? öz Kaŋlı bir Türk aşireti

kangren

Fr gangrène doku çürümesi EYun gángraina γάγγραινα za.a., buruşma, posaya dönme

kanguru

İng kangaroo (İlk kullanım: 1770 James Cook, İng. kâşif.) ~? Avustral

kanı

TTü kan- +I(g)

kanıksa|mak

TTü kanık kanmış +sA-

kanırt|mak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
er yıġaç koŋurdı [[ağacı kökünden kopardı]] TTü: kanrılmak "kırılmak, kopmak" [ Yazıcı Salahuddin Ef., Melhame-i Şemsiyye terc., 1408]
az ola yemiş, ağaçlar kurıya / kaŋrıla budağ, dibi çüriye

ETü koŋur- sökmek, koparmak +It-


28.05.2015
kanıt

TTü kan- +Ut

kani

Ar ḳāniˁ قانع z [#ḳnˁ fāˁil fa.] yetinen, kanaat getiren Ar ḳanaˁa قَنَعَ zyetindi

kanin

Fr/İng canine köpeğe ilişkin, köpek dişi Lat caninus a.a. Lat canis köpek +in° << HAvr *ḱwóns a.a.

kaniş

Fr caniche bir köpek cinsi Fr cane ördek

kanka

Roma kanka arkadaş, yoldaş