kanıksa|mak

kangal1

Yun kanχáli καγχάλι zip halkası, kıvrılmış küme << EYun kánχalos κάγχαλος zhalka, halka şeklinde kapı tokmağı

kangal2

öz Kangal Sivas'ın bir ilçesi <? öz Kaŋlı bir Türk aşireti

kangren

Fr gangrène doku çürümesi EYun gángraina γάγγραινα za.a., buruşma, posaya dönme

kanguru

İng kangaroo (İlk kullanım: 1770 James Cook, İng. kâşif.) ~? Avustral

kanı

TTü kan- +I(g)

kanıksa|mak

TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kanıkmak, kanıksamak [1. kan dökmeye eğilimli olmak, 2. alışmak]

TTü kanık kanmış +sA-

 kan-

Benzer sözcükler: kanıksanmak


26.11.2014
kanırt|mak

ETü koŋur- sökmek, koparmak +It-

kanıt

TTü kan- +Ut

kani

Ar ḳāniˁ قانع z [#ḳnˁ fāˁil fa.] yetinen, kanaat getiren Ar ḳanaˁa قَنَعَ zyetindi

kanin

Fr/İng canine köpeğe ilişkin, köpek dişi Lat caninus a.a. Lat canis köpek +in° << HAvr *ḱwóns a.a.

kaniş

Fr caniche bir köpek cinsi Fr cane ördek