kamera

kambur

Yun kambylos sırtı eğri kişi, kambur << EYun kámpylos κάμπυλος za.a. (EYun kámptō κάμπτω zeğmek, bükmek ) HAvr *kh₂emp- (*kamp-) a.a.

kamçı

<< ETü kamçı dövme aleti, at penisi <<? ETü *kamışġı ETü kam- öldüresiye dövmek

kamelya

YLat camellia bir çiçek cinsi (İlk kullanım: 1753 Linnaeus, İsv. botanikçi.) öz Josef Kamel Filipinlerin bitki örtüsünü inceleyen Alman asıllı Jezüit rahibi (1661-1706)

kameo

İng cameo 1. farklı renkte iki tabaka kıymetli taş üzerine yapılan minyatür portre, 2. bir edebi eser veya sinemada, eserin bütünü içinde küçük yer tutan minyatür karakter rolü İt cameo 1. a.a. OLat cammeus a.a. (Kaynak: DuCL sf. 3:54)

kamer

Ar ḳamar قمر z [#ḳmr faˁal ] ay

kamera

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kamera oskura: beyti muzlim. "film çekme makinası" [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
Kamera - sinema alan fotoğraf makinesinin objektifi - muayyen noktaya çevrilir. [ Milliyet - gazete, 1956]
Bu iş müteaddit provalara, dikkatli kameramanlara ve bazı hususi malzemeye ihtiyaç gösterir

İng camera fotoğraf veya film makinası Lat camera obscura «karanlık oda», bir delik ve mercek yardımıyla nesnelerin görüntüsünü yansıtan cihaz Lat camera oda EYun kámara κάμαρα za.a.

 kamara

Benzer sözcükler: kameraman


29.09.2014
kameriye

İt camarilla [küç.] odacık, köşk, paviyon Lat camara oda EYun kámara taş kubbeli oda

kamet

Ar ḳāma(t) قامة z [#ḳwm faˁla(t) msd.] 1. duruş, boy, endam, 2. namaz için ayakta durma Ar ḳāma قَامَ zayağa kalktı, durdu

kamış

<< ETü kamış kamış, değnek? ETü kam- dövmek +Iş

kamikaze

Jap kamikaze 1. kutsal rüzgâr, Ortaçağda istilacı Moğol ordularını dağıtan mucizevi fırtına, 2. İkinci Dünya Savaşında Japon intihar uçağı

kâmil

Ar kāmil كامل z [#kml fāˁil fa.] tam, olgun, ermiş Ar kamala كَمَلَ ztam idi