kambur

kama

<< TTü kakma çivi, özellikle küt başlı çivi

kamara

İt camara/camera oda Lat camara/camera a.a. EYun kamára καμάρα zkemer, tonoz, tonozlu veya kubbeli taş oda EFa kamarā kemer, tonoz

kamarot

İt camerotto 1. gemilerde gözaltı hücresi, 2. gemi yamağı (Kaynak: LF sf. §144.)İt camera oda

kamaş|mak

<< ETü kamaş- göz veya diş kamaşmak ETü kama- kamaşmak, körelmek +Iş-

kambiyo

İt cambio [dev.] her tür değişim, değiştirme, değiştokuş etme OLat cambiare değiştokuş etmek ~? Kelt *kamb-

kambur

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
kambur قنبور: Gibbosus.

Yun kambylos sırtı eğri kişi, kambur << EYun kámpylos κάμπυλος za.a. (EYun kámptō κάμπτω zeğmek, bükmek ) HAvr *kh₂emp- (*kamp-) a.a.

Benzer sözcükler: kambur balina, kamburlaşmak

Bu maddeye gönderenler: jambon (gambit)


11.11.2014
kamçı

<< ETü kamçı dövme aleti, at penisi <<? ETü *kamışġı ETü kam- öldüresiye dövmek

kamelya

YLat camellia bir çiçek cinsi (İlk kullanım: 1753 Linnaeus, İsv. botanikçi.) öz Josef Kamel Filipinlerin bitki örtüsünü inceleyen Alman asıllı Jezüit rahibi (1661-1706)

kameo

İng cameo 1. farklı renkte iki tabaka kıymetli taş üzerine yapılan minyatür portre, 2. bir edebi eser veya sinemada, eserin bütünü içinde küçük yer tutan minyatür karakter rolü İt cameo 1. a.a. OLat cammeus a.a. (Kaynak: DuCL sf. 3:54)

kamer

Ar ḳamar قمر z [#ḳmr faˁal ] ay

kamera

İng camera fotoğraf veya film makinası Lat camera obscura «karanlık oda», bir delik ve mercek yardımıyla nesnelerin görüntüsünü yansıtan cihaz Lat camera oda EYun kámara κάμαρα za.a.