kamaş|mak

kalyon

Ven galión [büy.] İsp galeón 12. yy'dan itibaren Akdeniz'de kullanılan kürekli ve yelkenli büyük gemi OYun galéa γαλέα zbir tür kürekli gemi, trireme EYun galeós γαλεός zmersin veya köpek balığı (Kaynak: DuCG sf. 1:235)

kâm

Fa kām كام zsevgi, arzu, zevk ≈ Ave kāma- sevmek << HAvr *kóh₂-mo-s (*kṓ-mo-s) HAvr *keh₂- (*kā-) sevmek

kama

<< TTü kakma çivi, özellikle küt başlı çivi

kamara

İt camara/camera oda Lat camara/camera a.a. EYun kamára καμάρα zkemer, tonoz, tonozlu veya kubbeli taş oda EFa kamarā kemer, tonoz

kamarot

İt camerotto 1. gemilerde gözaltı hücresi, 2. gemi yamağı (Kaynak: LF sf. §144.)İt camera oda

kamaş|mak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
köz kamādı [[güneş ışığı nedeniyle gözü kamaştı]], tış kamaşdı [[ekşi ayva ve benzeri nedeniyle dişi kamaştı]]

<< ETü kamaş- göz veya diş kamaşmak ETü kama- kamaşmak, körelmek +Iş-

Benzer sözcükler: kamaştırmak


30.09.2017
kambiyo

İt cambio [dev.] her tür değişim, değiştirme, değiştokuş etme OLat cambiare değiştokuş etmek ~? Kelt *kamb-

kambur

Yun kambylos sırtı eğri kişi, kambur << EYun kámpylos κάμπυλος za.a. (EYun kámptō κάμπτω zeğmek, bükmek ) HAvr *kh₂emp- (*kamp-) a.a.

kamçı

<< ETü kamçı dövme aleti, at penisi <<? ETü *kamışġı ETü kam- öldüresiye dövmek

kamelya

YLat camellia bir çiçek cinsi (İlk kullanım: 1753 Linnaeus, İsv. botanikçi.) öz Josef Kamel Filipinlerin bitki örtüsünü inceleyen Alman asıllı Jezüit rahibi (1661-1706)

kameo

İng cameo 1. farklı renkte iki tabaka kıymetli taş üzerine yapılan minyatür portre, 2. bir edebi eser veya sinemada, eserin bütünü içinde küçük yer tutan minyatür karakter rolü İt cameo 1. a.a. OLat cammeus a.a. (Kaynak: DuCL sf. 3:54)