kalpazan

kalori

Fr calorie ısı ölçüm birimi (İlk kullanım: 1833 Fr.) Lat calor ısı +ia Lat calere ısınmak, ısıtmak +or HAvr *ḱelh₁- (*ḱel-) sıcak, ılık

kalorifer

Fr calorifère ısıtıcı § Lat calor ısı Lat ferre taşımak, getirmek

kalp1

Ar ḳalb قلب z [#ḳlb] yürek ≈ Akad ḳablu a.a.

kalp2

Ar ḳalb قَلْب z [#ḳlb faˁl msd.] değişme, dönme, tersine çevirme Ar ḳalaba قَلَبَ zdöndürdü, çevirdi

kalpak

<< OTü kabalak keçe külah <? ETü kaba keçe

kalpazan

[ Osmanlı Kanunnameleri, <1512]
ḳalb-zen [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
chalpisán [kalpizan]: falsatore [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ḳalbzen, ḳalbizen vul. ḳalpezen, ḳalpazan.

Fa ḳalbzan قلبزن zbozuk (tağşiş edilmiş) para basan § Ar ḳalb قلب zbozuk Fa zan زن zvuran, darp eden

 kalp2, +zen


05.09.2017
kalsedon

Fr chalcédoine İng chalcedony bir tür yarı değerli kristal Lat chalcedonius a.a. EYun χalkēdōn χαλκηδών za.a. <? öz χalkēdōn Anadolu'da bir kent, Kadıköy

kalsiyum

YLat calcium bir element (İlk kullanım: 1808 Sir Humphrey Davy, İng. kimyacı.) Lat calx, calc- kireç veya kireçtaşı (kalsiyum oksit) +ium

kaltaban

Fa kaltabān كلتبان zpezevenk, deyyus

kaltak

<< OTü kaltak 1. eyer köselesi, 2. ahlaksız adam, deyyus ETü kalıt- kaldırmak +(g)Ak

kalubela

Ar ḳālū balā قالو بلا z«evet dediler», Kuran'a göre Allah'ın 'ben sizin rabbiniz değil miyim?' sorusuna insanların verdiği cevap § Ar ḳālū قالو zdediler Ar balā بلا z(olumsuz bir soruya cevaben) evet