kalpak

kalleş

Fa ḳallāş قلّاش zsefil, rezil kişi, sefih, batakçı, düzenbaz

kalori

Fr calorie ısı ölçüm birimi (İlk kullanım: 1833 Fr.) Lat calor ısı +ia Lat calere ısınmak, ısıtmak +or HAvr *ḱelh₁- (*ḱel-) sıcak, ılık

kalorifer

Fr calorifère ısıtıcı § Lat calor ısı Lat ferre taşımak, getirmek

kalp1

Ar ḳalb قلب z [#ḳlb] yürek ≈ Akad ḳablu a.a.

kalp2

Ar ḳalb قَلْب z [#ḳlb faˁl msd.] değişme, dönme, tersine çevirme Ar ḳalaba قَلَبَ zdöndürdü, çevirdi

kalpak

TTü: [ Pîr Mehmed b. Yusuf, Terceman, <1461]
ḳalabaḳ dédükleri keçe takye Çağ: [Nev <1500]
şāh anı bil kim başı kalpaġda TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ḳabalaḳ & ḳalpaḳ: ḳabaraḳ, börk. Capitium ex philtro [keçe külah].

<< OTü kabalak keçe külah <? ETü kaba keçe

Benzer sözcükler: kalabak


14.09.2017
kalpazan

Fa ḳalbzan قلبزن zbozuk (tağşiş edilmiş) para basan § Ar ḳalb قلب zbozuk Fa zan زن zvuran, darp eden

kalsedon

Fr chalcédoine İng chalcedony bir tür yarı değerli kristal Lat chalcedonius a.a. EYun χalkēdōn χαλκηδών za.a. <? öz χalkēdōn Anadolu'da bir kent, Kadıköy

kalsiyum

YLat calcium bir element (İlk kullanım: 1808 Sir Humphrey Davy, İng. kimyacı.) Lat calx, calc- kireç veya kireçtaşı (kalsiyum oksit) +ium

kaltaban

Fa kaltabān كلتبان zpezevenk, deyyus

kaltak

<< OTü kaltak 1. eyer köselesi, 2. ahlaksız adam, deyyus ETü kalıt- kaldırmak +(g)Ak