kaldıraç

kalcı

TTü kal قال zmadeni eriterek ayrıştırma +cI Ar ḳaly قلى z [#ḳlw faˁl msd.] yakma, kızartma

kalça

<< TTü kaluça taban, altlık TTü kalu

kalçın

İt calzone [büy.] yumuşak deriden uzun çizme İt calza ayakkabı, özellikle deri torba şeklinde ayakkabı +on << OLat calcea Lat calceus ayakkabı, çizme Lat calx, calc- 1. taş, 2. topuk kemiği, topuk

kaldera

İng caldera volkanik çöküntü Port caldeira kazan, sıvı metal kazanı Lat caldaria Lat calidus sıcak +ari°

kaldır|mak

<< OTü kaldur- kaldırmak ETü kalı- kalkmak, sıçramak +tUr-

kaldıraç

YTü: [ Cumhuriyet - gazete, 1959]
İnsanların o zamanlarda da vinç gibi, kaldıraç gibi önemli araçlardan haberli olduklarını söylüyorsunuz (...)

TTü kaldır- +(g)Aç

 kaldır-


02.09.2014
kaldırım

TTü kaldır- +Im

kale

Ar ḳalˁa(t) قلعة z [#ḳlˁ faˁla(t) mr.] hisar, kale, müstahkem yer (≈ OFa *kalak a.a. ) Akad kalakku a.a.

kale al|mak

Ar ḳāl قال z [#ḳwl] söz Ar ḳāla söyledi, dedi

kalebent

§ Ar ḳalˁa(t) قلعة zkale Fa band بند zbağ, bağlı, (mec.) mahpus

kaleidoskop

Fr kaléidoscope İng kaleidoscope mercek, ayna ve renkli kırpıntılar yardımıyla güzel şekiller oluşturan bir düzenek (İlk kullanım: 1817 Brewster, İng. mucit.) § EYun kalli+ καλλι zgüzel EYun eîdos εῖδος zşekil, görüntü EYun skópos σκόπος zgösteren