kalay

kalamar

Yun kalamárion καλαμάριον zmürekkep balığı EYun kálamos κάλαμος zkamış, kalem +arion

kalamata

öz Kalamáta Yunanistan'da bir kent

kalantor

İt galantuomo centilmen, beyefendi § İt galante zarif, şık (Fr galant a.a. Fr galer hoşça vakit geçirmek, iyi halde olmak +ent° Ger *wala iyi, hoşnut ) İt uomo adam (<< Lat homo a.a. )

kalas

öz Kalas Romanya'da bir liman kenti, Galati

kalaşnikov

marka Kalaşnikov Rus silah markası öz Mikhail Kalaşnikov Rus silah mühendisi (d. 1919) Rus kalaşnik kurabiyeci

kalay

[ Codex Cumanicus, 1303]
stagnum - Fa: kalay - Tr: kalay vel akkorgasin [ak kurşun] "... azarlamak" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
tekdir ve zılgıt manasına kalay atmak, kalayı basmak.

Ar ḳalāˁī/ḳalˁī قلاعى/قلعى zkalay Ar raṣāṣu'l-ḳalāˁī رصاص القلاعى zGüneydoğu Asya'dan gelen iyi bir cins kalay <? öz Kuala Malaya'da Asya'nın başlıca kalay yataklarına sahip olan kent, Kuala Lumpur

Benzer sözcükler: kalaycı, kalaylamak, kalaylı


24.09.2017
kalbur

Ar ġirbāl/ġirbīl غربال/غربيل z [#ġrbl] elek Lat crībrum a.a. Lat cernere, crē- seçmek, elemek

kalcı

TTü kal قال zmadeni eriterek ayrıştırma +cI Ar ḳaly قلى z [#ḳlw faˁl msd.] yakma, kızartma

kalça

<< TTü kaluça taban, altlık TTü kalu

kalçın

İt calzone [büy.] yumuşak deriden uzun çizme İt calza ayakkabı, özellikle deri torba şeklinde ayakkabı +on << OLat calcea Lat calceus ayakkabı, çizme Lat calx, calc- 1. taş, 2. topuk kemiği, topuk

kaldera

İng caldera volkanik çöküntü Port caldeira kazan, sıvı metal kazanı Lat caldaria Lat calidus sıcak +ari°