kalas

kalabalık

Ar ġalaba(t) غلبة zsayıca çok veya üstün olma, çokluk, kalabalık

kalafat

OYun kalafátizō καλαφάτιζω zgemi tahtaları arasına paçavra sıkıştırarak ziftlemek (vi) ≈ Ar ḳalafaṭ/calfaṭa(t) قلفط/جلفط z [#ḳlfṭ/clft] a.a. ≈ Aram ḳəlāphtā/ḳəlaphtā קלפתא/קלפתא zkabuk, zarf, tahılın kepeği ≈ Aram ḳəlāphā קלפא zsoymuk, meyve kabuğu, balık pulu

kalamar

Yun kalamárion καλαμάριον zmürekkep balığı EYun kálamos κάλαμος zkamış, kalem +arion

kalamata

öz Kalamáta Yunanistan'da bir kent

kalantor

İt galantuomo centilmen, beyefendi § İt galante zarif, şık (Fr galant a.a. Fr galer hoşça vakit geçirmek, iyi halde olmak +ent° Ger *wala iyi, hoşnut ) İt uomo adam (<< Lat homo a.a. )

kalas

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
Kalas: Boğdan'da kaza merkezi. Kerestesi maruftur. Kalas tahtası.

öz Kalas Romanya'da bir liman kenti, Galati


24.11.2014
kalaşnikov

marka Kalaşnikov Rus silah markası öz Mikhail Kalaşnikov Rus silah mühendisi (d. 1919) Rus kalaşnik kurabiyeci

kalay

Ar ḳalāˁī/ḳalˁī قلاعى/قلعى zkalay Ar raṣāṣu'l-ḳalāˁī رصاص القلاعى zGüneydoğu Asya'dan gelen iyi bir cins kalay <? öz Kuala Malaya'da Asya'nın başlıca kalay yataklarına sahip olan kent, Kuala Lumpur

kalbur

Ar ġirbāl/ġirbīl غربال/غربيل z [#ġrbl] elek Lat crībrum a.a. Lat cernere, crē- seçmek, elemek

kalcı

TTü kal قال zmadeni eriterek ayrıştırma +cI Ar ḳaly قلى z [#ḳlw faˁl msd.] yakma, kızartma

kalça

<< TTü kaluça taban, altlık TTü kalu