kal|mak

kaknüs

Arapça ve Farsça ḳaḳnūs "kendi küllerinden doğan efsane kuşu" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Süryanice ḳūḳnus "kuğu kuşu" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen kýknos κύκνος z sözcüğünden alıntıdır.

kakofoni

Fransızca cacophonie "ses uyumsuzluğu, gürültü" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Eski Yunanca kakophonía κακοφονία z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca kakós κακός z "kötü" ve Eski Yunanca phonḗ φονή z "ses" sözcüklerinin bileşiğidir.

kaktüs

Fransızca cactus "dikenli bir bitki sınıfı" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Yeni Latince aynı anlama gelen cactus sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: Linnaeus, İsv. botanist (1707-1778).) Bu sözcük Eski Yunanca káktos κάκτος z "deve dikeni" sözcüğünden alıntıdır.

kakule

Arapça ḳāḳulla(t) قاقلّة z "Güney Asya'ya özgü bir baharat, elettaria cardamomum" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen ḳāḳūlā קקולא z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Akatça aynı anlama gelen ḳāḳullu sözcüğünden alıntıdır.

kâkül

Farsça kākul كاكل z "Moğolların ve bazı Türklerin başın tepesinde bıraktıkları uzun saç tutamı, perçem" sözcüğü ile eş kökenlidir. Farsça sözcük Moğolca kökül veya kökel "at yelesi, kuş ibiği, uzun saç tutamı" sözcüğünden alıntıdır.

kal|mak
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Orhun Yazıtları, 735]
ıda taşda kalmışı kubranıp yéti yüz boldı [uzakta dışarıda kalmışı toplanıp yedi yüz oldu] Türkiye Türkçesi: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
işten kalmak (...) diri kalmak (...) işi Allahe kalmak (...) az kaldı öleyazdı Türkiye Türkçesi: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kala: Nakıs manasına. Üç gün kala. Yeni Türkçe: [ TDK, Türkçe Sözlük, 6. Baskı, 1974]
kalıcı: Daimî. (...) kalıcılık.

Köken

Eski Türkçe kal- "konulmak, bırakılmak, baki olmak" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe ka- "koymak" fiilinden Eski Türkçe +Il- ekiyle türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için kar- maddesine bakınız.

Ek açıklama

Eski Türkçe ka- "koymak, katmak" fiilinin edilgen halidir.

Benzer sözcükler

beş kala, kalakalmak, kalıcı, kalık, kalım, kalınmak, ölüm kalım

Bu maddeye gönderenler

kalıntı, kalıt, şaşkaloz


13.12.2015
kalabalık

Arapça ġalaba(t) غلبة z "sayıca çok veya üstün olma, çokluk, kalabalık" sözcüğünden türetilmiştir.

kalafat

Orta Yunanca kalafátizō καλαφάτιζω z "gemi tahtaları arasına paçavra sıkıştırarak ziftlemek (6. yy)" fiilinden alıntıdır. Yunanca fiil Arapça ḳlfṭ/clft kökünden gelen aynı anlama gelen ḳalafaṭ veya calfaṭa(t) قلفط/جلفط z sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Aramice/Süryanice ḳəlāphtā veya ḳəlaphtā קלפתא/קלפתא z "kabuk, zarf, tahılın kepeği" sözcüğü ile eş kökenlidir. Aramice/Süryanice sözcük Aramice/Süryanice ḳəlāphā קלפא z "soymuk, meyve kabuğu, balık pulu" sözcüğü ile eş kökenlidir.

kalamar

Yeni Yunanca kalamárion καλαμάριον z "mürekkep balığı" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca kálamos κάλαμος z "kamış, kalem" sözcüğünden +arion ekiyle türetilmiştir.

kalamata

Kalamáta "Yunanistan'da bir kent" özel adından alıntıdır.

kalantor

İtalyanca galantuomo "centilmen, beyefendi" sözcüğünden alıntıdır. İtalyanca sözcük İtalyanca galante "zarif, şık" (NOT: Bu sözcük Fransızca aynı anlama gelen galant sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Fransızca galer "hoşça vakit geçirmek, iyi halde olmak" fiilinden +ent° ekiyle türetilmiştir. Fransızca fiil Germence yazılı örneği bulunmayan *wala "iyi, hoşnut" biçiminden alıntıdır. ) ve İtalyanca uomo "adam" sözcüklerinin bileşiğidir. (NOT: İtalyanca sözcük Latince aynı anlama gelen homo sözcüğünden evrilmiştir. )