kalıntı

kalemşor

§ Ar ḳalam Fa şōr شور ziyi kullanan

kalemtıraş

§ Ar ḳalam قلم zkalem Fa tarāş تراش zyontan

kalender

öz (Ar) ḳalandarī قلندريّ z11. yüzyılda İran'da ortaya çıkan derviş tariki, Bektaşiliğin müfrit kolu

kalfa

Ar χalīfa(t) خليفة z [#χlf faˁīlā(t) sf. fem.] birinin yerine geçen, vekil, halife

kalın

<< ETü kalın sayıca çok, kalabalık, yoğun

kalıntı

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kalıntı: Bakiye.

TTü kal- +(In)tI

 kal-


04.03.2015
kalıp

Ar ḳālib/ḳālab قالب z [#ḳlb] kalıp, özellikle metal döküm kalıbı ve ayakkabı kalıbı Aram ḳalbīd/ḳalbūt קלביד/קלבות za.a. EYun kalopódion καλοπόδιον ztahtadan yapılan ayakkabı kalıbı § EYun kâlon κᾶλον ztahta, odun EYun pous, pod- πους, ποδ- zayak +ion

kalıt

TTü kal- +Ut

kalibre

İt calibro Fr calibre kalıp, çap Ar ḳālib قالب zkalıp, özellikle metal döküm kalıbı

kalifiye

Fr qualifié [pp.] nitelikli, yetkili Fr qualifier nitelendirmek, nitelikli hale getirmek << OLat qualificare § Lat qualis nitelik Lat facere, fact- yapmak

kaligrafi

Fr calligraphie güzel yazı § EYun kalli+ καλλι zgüzel EYun grapheía γραφεία zyazma