kalçın

kalaşnikov

marka Kalaşnikov Rus silah markası öz Mikhail Kalaşnikov Rus silah mühendisi (d. 1919) Rus kalaşnik kurabiyeci

kalay

Ar ḳalāˁī/ḳalˁī قلاعى/قلعى zkalay Ar raṣāṣu'l-ḳalāˁī رصاص القلاعى zGüneydoğu Asya'dan gelen iyi bir cins kalay <? öz Kuala Malaya'da Asya'nın başlıca kalay yataklarına sahip olan kent, Kuala Lumpur

kalbur

Ar ġirbāl/ġirbīl غربال/غربيل z [#ġrbl] elek Lat crībrum a.a. Lat cernere, crē- seçmek, elemek

kalcı

TTü kal قال zmadeni eriterek ayrıştırma +cI Ar ḳaly قلى z [#ḳlw faˁl msd.] yakma, kızartma

kalça

<< TTü kaluça taban, altlık TTü kalu

kalçın

[ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
chalcín: chalcietto, scappino [ Asım Ef., Kamus-ı Muhit terc., 1800]
Maveraünnehr'de χarçin derler ki bizim kalçın dediğimiz andan mehuz ve muharrefdir. Bunlar üzre mestin cevaz ve adem-i cevazı kütüb-i fıkhiyede meşruhdur.

İt calzone [büy.] yumuşak deriden uzun çizme İt calza ayakkabı, özellikle deri torba şeklinde ayakkabı +on << OLat calcea Lat calceus ayakkabı, çizme Lat calx, calc- 1. taş, 2. topuk kemiği, topuk

 kalker

Not: Karş. Fr chausses "eskiden erkeklerin giydiği uzun çorap veya yumuşak çizme", chaussure "her türlü ayak giysisi". Fr caleçon biçimi İtalyancadan alıntıdır.


11.10.2017
kaldera

İng caldera volkanik çöküntü Port caldeira kazan, sıvı metal kazanı Lat caldaria Lat calidus sıcak +ari°

kaldır|mak

<< OTü kaldur- kaldırmak ETü kalı- kalkmak, sıçramak +tUr-

kaldıraç

TTü kaldır- +(g)Aç

kaldırım

TTü kaldır- +Im

kale

Ar ḳalˁa(t) قلعة z [#ḳlˁ faˁla(t) mr.] hisar, kale, müstahkem yer (≈ OFa *kalak a.a. ) Akad kalakku a.a.