kakofoni

kakavan

<< TTü kakağan huysuz, çabuk öfkelenen TTü kakı- öfkelenmek +(g)An

kakım

Ar/Fa ḳāḳum قاقم zsansar cinsinden kürkü değerli bir hayvan, mustela erminea << OFa kākum a.a.

kakır

onom kuru şey sesi

kaknem

Erm kaknem քաքնեմ zsıçayım (şimdiki zaman birinci tekil şahıs dilek kipi) Erm kak- քաք zsıçmak

kaknüs

Ar/Fa ḳaḳnūs kendi küllerinden doğan efsane kuşu Süry ḳūḳnus kuğu kuşu EYun kýknos κύκνος za.a.

kakofoni

[ Cumhuriyet - gazete, 1938]
bütün güzelliği uçmuş notalardan müteşekkil bir kakofoni dinlemeleri...

Fr cacophonie ses uyumsuzluğu, gürültü EYun kakophonía κακοφονία z § EYun kakós κακός zkötü EYun phonḗ φονή zses

 fon(o)+

Benzer sözcükler: kakofonik


26.09.2012
kaktüs

Fr cactus dikenli bir bitki sınıfı YLat cactus a.a. (İlk kullanım: Linnaeus, İsv. botanist (1707-1778).) EYun káktos κάκτος zdeve dikeni

kakule

Ar ḳāḳulla(t) قاقلّة zGüney Asya'ya özgü bir baharat, elettaria cardamomum Aram ḳāḳūlā קקולא za.a. Akad ḳāḳullu a.a.

kâkül

≈ Fa kākul كاكل zMoğolların ve bazı Türklerin başın tepesinde bıraktıkları uzun saç tutamı, perçem Moğ kökül/kökel at yelesi, kuş ibiği, uzun saç tutamı

kal|mak

<< ETü kal- konulmak, bırakılmak, baki olmak ETü ka- koymak +Il-

kalabalık

Ar ġalaba(t) غلبة zsayıca çok veya üstün olma, çokluk, kalabalık