kafes

kadük

Fr caduc hukuki geçerliliğini yitirmiş (belge, tüzel kişilik vb.) Lat caducus 1. düşük, düşmüş, 2. varisi olmayan mülk Lat cadere düşmek

kafa

Ar ḳafā قفا z [#ḳfw] başın arka tarafı, ense; genel anlamda baş ≈ Ar ḳafā قفا zardından gitti, izledi

kafadar
kafe

Fr café 1. kahve, 2. kahve içilen yer, kahvehane TTü kahve

kafein

Fr caféine kahvede bulunan uyarıcı madde Alm Kaffein a.a. (İlk kullanım: 1830 F.F. Runge, Alm. kimyacı (1795-1867).) Alm Kaffee kahve +in° TTü kahve

kafes

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250?]
uçġan ḳalık kuşları / ḳarıḳa ḳonar ham ḳafaṣḳa kirür [hem kola konar hem kafese girer] [ Cafer Efendi, Risale-i Mi'mâriyye, 1614]
ḳafaṣ قفص Arabīdir, Farisīde ve Türkīde dahi Arabī üzre yine kafaṣ قفص deyip sin ile kafes قفس‎ dahi derler. kafeslemek "(argo)" [ Osman Cemal Kaygılı, Argo Lugatı, 1932]
kafeslemek: Herhangi bir surette birisini kandırıp elinden parasını veya malını almak.

Ar ḳafaṣ قفص z [#ḳfṣ] hasır örgü sepet veya hayvan kafesi Aram ḳaphəṣā קַפְצָה zkutu, sandık (Kaynak: Jastrow sf. 1403.)Lat capsa a.a.

 kasa

Benzer sözcükler: kafeslemek


09.09.2017
kafeterya

İng cafeteria kahvehane, ayaküstü yemek yenen yer İsp cafeteria kahve dükkânı İsp café kahve TTü kahve

kâffe

Ar kāffa(t) كافّة z [#kff fāˁila(t) fa. fem.] tümü, hepsi ≈ Aram kaph [#kp] avuç, kepçe ≈ Aram kəphaph bükmek, yuvarlamak

kâfi

Ar kāfi كَافٍ z [#kfw fāˁil fa.] yeten, yeterli Ar kafā كَفَا zyetti

kafile

Ar ḳāfila(t) قافلة z [#ḳfl fāˁila(t) fa. fem.] kervan, konvoy

kâfir

Ar kāfir كافر z [#kfr fāˁil fa.] dinsiz <? Ar kafara كفر zörttü, inkâr etti