kadran

kadir2

Ar ḳadīr قدير z [#ḳdr faˁīl sf.] kudret sahibi (sadece tanrı için) Ar ḳadara قَدَرَ zgücü yetti

kadir3

Ar ḳādir قادر z [#ḳdr fāˁil fa.] gücü yeten, muktedir Ar ḳadara قَدَرَ zgücü yetti

kadit

Ar ḳadīd قديد z [#ḳdd faˁīl sf.] dilimlenerek kurutulmuş et, pastırma Ar ḳadda قدّ zuzunlamasına kesti, dildi

kadmiyum

YLat cadmium bir element (İlk kullanım: 1817 Friedrich Strohmeyer, Alm. kimyacı.) EYun kadmeîa καδμεῖα zThebai kenti yakınında çıkan bir kurşun minerali, kalamin +ium öz Kadmos Thebai kentini kuran efsanevi Fenikeli önder Fen ḳdm eski, kadim

kadraj

Fr cadrage çerçeveleme Fr cadrer çerçevelemek +age << Lat quadrare [den.] kare yapmak, dörtlemek Lat quatuor, quadr- dört

kadran

[ Cumhuriyet - gazete, 1930]
[otomatik telefon makinelerinde] birer numaralı kadran bulunacak ve aboneler istedikleri numarayı santrala ihtlyaç hissettirmeden bulabileceklerdir.

Fr cadran pusula yüzü, üzerinde ibrenin döndüğü bölümlere ayrılmış yüzey << Lat quadrans dörde bölen, dört ana yönü gösteren yön yıldızı Lat quadrare dörtlemek +ent°

 kare


14.11.2019
kadril

Fr quadrille dört kişilik gruplarla yapılan bir dans türü İsp cuadrilla a.a. İsp cuadro dörtlü, dörtgen, kare << Lat quadrum a.a.

kadro

Fr cadre 1. çerçeve, 2. çerçeveli tablo, özellikle personel çizelgesi, 3. idari personel << Lat quadrum kare, dörtgen

kadük

Fr caduc hukuki geçerliliğini yitirmiş (belge, tüzel kişilik vb.) Lat caducus 1. düşük, düşmüş, 2. varisi olmayan mülk Lat cadere düşmek

kafa

Ar ḳafā قفا z [#ḳfw] başın arka tarafı, ense; genel anlamda baş ≈ Ar ḳafā قفا zardından gitti, izledi

kafadar