kadeh

kadans

Fr cadence müzikte gerilim düşmesi İt cadenza düşüş İt cadere düşmek +entia Lat cadere düşmek, ölmek << HAvr *ḱh₂d- (*ḱad-) düşmek

kadar

Ar ḳadar قَدَر z [#ḳdr faˁal ] nicelik, ölçü, değer ≈ Ar ḳadr a.a.

kadastro

Fr cadastre gayrımenkul ölçüm çizelgesi İt catastico a.a. EYun katástiχon κατάστιχον zsıralama, cetvel, çizelge EYun kata+ stíχos στίχος zsatır, sıra, mısra (EYun steíχō στείχω zdizmek, dizilmek, sıralanmak << HAvr *stei̯gʰ- a.a. )

kadavra

İt cadavere tıbbi amaçla kullanılan ceset Fr cadavre ceset << Lat cadaver a.a. Lat cadere düşmek, ölmek

kadayıf

Ar ḳaṭāˀif قطائف z [#ḳṭf faˁāˀil çoğ.] ince hamurdan yapılmış tatlı, baklava Ar ḳaṭīfa(t) قطيفة z [t.] hav, kırpıntı, sütün yüzeyinden alınan kaymak

kadeh

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250 (1444)]
ḳadaḥḳa sunup zahr katar [kadehi uzatıp zehir katar] [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
sankim içdi raḥmetden ḳadaḥ

Ar ḳadaḥ قدح z [#ḳdḥ faˁal ] içki tası, bardak


27.04.2015
kadem

Ar ḳadam قدم z [#ḳdm faˁal ] 1. ön, öncelik, 2. adım, ayak

kademe

Ar ḳadama(t) قدمة z [#ḳdm faˁala(t) mr.] basamak Ar ḳadama قدم zadım attı, ayak bastı

kader

Ar ḳadar قَدَر z [#ḳdr faˁal ] 1. ölçme, değer biçme, 2. ilahi kudret, alın yazısı ≈ Ar ḳadara قَدَرَ zölçtü, ölçüştü

kadı

Ar ḳāḍi قاضٍ z [#ḳḍy fāˁil fa.] yargıç Ar ḳaḍā قضا zyargıladı

kadın

<< ETü ḳātūn/χātūn kraliçe, Hakan eşi veya kızı Sogd χwatēn a.a.