kadırga

kadem

Ar ḳadam قدم z [#ḳdm faˁal ] 1. ön, öncelik, 2. adım, ayak

kademe

Ar ḳadama(t) قدمة z [#ḳdm faˁala(t) mr.] basamak Ar ḳadama قدم zadım attı, ayak bastı

kader

Ar ḳadar قَدَر z [#ḳdr faˁal ] 1. ölçme, değer biçme, 2. ilahi kudret, alın yazısı ≈ Ar ḳadara قَدَرَ zölçtü, ölçüştü

kadı

Ar ḳāḍi قاضٍ z [#ḳḍy fāˁil fa.] yargıç Ar ḳaḍā قضا zyargıladı

kadın

<< ETü ḳātūn/χātūn kraliçe, Hakan eşi veya kızı Sogd χwatēn a.a.

kadırga

KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
ḳatırġa: as-safīna [gemi] [ Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
Atası ile gemiye girdiler/ kadırġadaḳı varını gördiler [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ḳadırġa baluğı: Balaena, cete [balina].

≈ OYun kátergon κάτεργον zkürekli ve yelkenli bir tür büyük gemi, trireme ?

Not: Türkçe ve Bizans Rumcasında 13. yy'dan itibaren görülen sözcüğün nihai kaynağı meçhuldür. DuCG sf. 1:617. Her iki yönde etkileşim düşünülebilir. Yun ergázomai fiilinden türetme denemesi (LF sf. 285, Eren 200) spekülatiftir. • Türkçede "balina" anlamında da kullanılır. Türkiye'de birkaç yerde görülen Kadırga Limanı adı "balina koyu" anlamına gelebilir.


12.09.2017
kadife

Ar ḳaṭīfa(t) قطيفة z [#ḳṭf faˁīlā(t) sf. fem.] hav, havlı kumaş, kadife Ar ḳaṭafa قطف zsıyırdı, tıraşladı, sütün kaymağını aldı

kadim

Ar ḳadīm قديم z [#ḳdm faˁīl sf.] önce olan, önceki, eski Ar ḳadama قَدَمَ zönden gitti, önce idi

kadir1

Ar ḳadr قَدْر z [#ḳdr faˁl msd.] 1. ölçü, değer, 2. güç, kudret, yeterlik, 3. Ramazan ayında bir gece Ar ḳadara قَدَرَ zölçüştü, gücü yetti

kadir2

Ar ḳadīr قدير z [#ḳdr faˁīl sf.] kudret sahibi (sadece tanrı için) Ar ḳadara قَدَرَ zgücü yetti

kadir3

Ar ḳādir قادر z [#ḳdr fāˁil fa.] gücü yeten, muktedir Ar ḳadara قَدَرَ zgücü yetti