kadın

kadeh

Ar ḳadaḥ قدح z [#ḳdḥ faˁal ] içki tası, bardak

kadem

Ar ḳadam قدم z [#ḳdm faˁal ] 1. ön, öncelik, 2. adım, ayak

kademe

Ar ḳadama(t) قدمة z [#ḳdm faˁala(t) mr.] basamak Ar ḳadama قدم zadım attı, ayak bastı

kader

Ar ḳadar قَدَر z [#ḳdr faˁal ] 1. ölçme, değer biçme, 2. ilahi kudret, alın yazısı ≈ Ar ḳadara قَدَرَ zölçtü, ölçüştü

kadı

Ar ḳāḍi قاضٍ z [#ḳḍy fāˁil fa.] yargıç Ar ḳaḍā قضا zyargıladı

kadın

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
ögüm ilbilge ḳatunı [anam İlbilge kraliçeyi] ETü: [ Irk Bitig, <900]
avınçu ḳatun/χatun bolzun [cariye kraliçe olsun] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kātūn [[Afrasiyab'ın kız soyundan gelenlere (hakan sülalesinden kadınlara) verilen ad]] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ḳādın, ḳādün vulg. pro χātūn: Matrona, domina, materfamilias [hanımefendi]. YTü: kadınsı [ Cumhuriyet - gazete, 1951]
Likomediya kızları arasında kadınsı bir ömür sürerken Ülis geliyor

<< ETü ḳātūn/χātūn kraliçe, Hakan eşi veya kızı Sogd χwatēn a.a.

 hatun

Not: Hatun sözcüğünün varyant biçimidir.

Benzer sözcükler: kadın göbeği, kadın kadıncık, kadın tuzluğu, kadınbudu, kadınsı


18.08.2017
kadırga

≈ OYun kátergon κάτεργον zkürekli ve yelkenli bir tür büyük gemi, trireme ?

kadife

Ar ḳaṭīfa(t) قطيفة z [#ḳṭf faˁīlā(t) sf. fem.] hav, havlı kumaş, kadife Ar ḳaṭafa قطف zsıyırdı, tıraşladı, sütün kaymağını aldı

kadim

Ar ḳadīm قديم z [#ḳdm faˁīl sf.] önce olan, önceki, eski Ar ḳadama قَدَمَ zönden gitti, önce idi

kadir1

Ar ḳadr قَدْر z [#ḳdr faˁl msd.] 1. ölçü, değer, 2. güç, kudret, yeterlik, 3. Ramazan ayında bir gece Ar ḳadara قَدَرَ zölçüştü, gücü yetti

kadir2

Ar ḳadīr قدير z [#ḳdr faˁīl sf.] kudret sahibi (sadece tanrı için) Ar ḳadara قَدَرَ zgücü yetti