kacak

kaburga

≈ Moğ qabirġa(n) yan, yamaç, göğsün yanı Moğ qabirga- yanaşmak, bitişmek, değmek Moğ qabi yan, yakın

kâbus

Ar kābūs كابوس z [#kbs] gece gelen sıkıntı ≈ Aram kəbāşā כבשא zbasınç, baskı Aram kəbaş כבש zbasma, bastırma, sıkma

kabz

Ar ḳabḍ قبض z [#ḳbḍ faˁl msd.] eliyle tutma, kavrama, sıkma, yakalama Ar ḳabaḍa قبض zkavradı, sıktı

kabza

Ar ḳabḍa(t) قبضة z [#ḳbḍ faˁla(t) mr.] 1. tutuş, kavrayış, 2. el, pençe Ar ḳabaḍa قَبَضَ ztuttu, kavradı

kabzımal

§ Ar ḳābiḍ قابض z [#ḳbḍ fāˁil fa.] alan, elde eden, tutan Ar māl مال z

kacak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ḳā ḳāça [[kap kacak]]

<< ETü *kāb-çak [küç.] kapçık ETü kāp +çAk

 kap

Not: En eski örneklerden itibaren sadece kap kacak ikilemesinde görülür. • kāb-çak > kaw-çak > kāçak evrimi şaşırtıcı değildir.

Benzer sözcükler: kap kacak


24.03.2015
kaç

<< ETü kaç nasıl, ne kadar [soru sıfatı] ≈ ETü kañu ne, hangi

kaç|mak

<< ETü kaç-

kaçak

<< OTü kaçġak kaçış, kaçmış, kaçırılmış TTü kaç- +(g)Ak

kaçamak

TTü kaç- +(A)mAk

kaçkın

<< ETü kaçġın kaçış, kaçan kişi ETü kaç- +gIn