kabare

kabala2

Fr/İng cabbala Tevrat'ın gizli anlamına ilişkin Musevi gelenekleri, batınilik İbr ḳabbālāh קַבָּלָה z [#ḳbl] alınmış olan şeyler, gelenek İbr ḳibbēl קבל zalma, kabul etme

kaban

Fr caban gemici paltosu İt (Sic) cabano/gabbano a.a. Ar ḳabāˀ قباء z [#ḳbA] önü açık ve çoğu zaman külahlı yün cübbe ≈ Aram ḳbāyā קביא za.a.

kabar|mak

<< ETü kabar- kabarmak, şişmek <? ETü kāp torba, tulum +(g)Ar-

kabara

<? TTü kabar-

kabarcık

ETü kabar- +çUk

kabare

[ Cumhuriyet - gazete, 1930]
kabare sahibinin davasında şahit olarak dinlenecektir

Fr cabaret küçük tiyatro, müzikli lokanta Hol cabret odacık


12.01.2015
kâbe

Ar kaˁba(t) كَعْبَة z [#kˁb faˁla(t) mr.] Mekke'de bulunan küp şeklinde tapınak ≈ Ar kaˁb كِعْب ztopuk veya aşık kemiği, oyun zarı Ar kaˁaba كَعَبَ zşişti, top oldu

kabız

Ar ḳābḍ قبض ztutma, sıkma

kabil1

Ar ḳābil قابل z [#ḳbl fāˁil fa.] alıcı, kabul eden, uygun Ar ḳabila قَبِلَ zaldı

kabil2

Ar ḳabīl قبيل z [#ḳbl faˁīl sf.] cins, tür, zümre, soy Ar ḳabila قَبِلَ zaldı

kabile

Ar ḳabīla(t) قبيلة z [#ḳbl faˁīlā(t) sf. fem.] zümre, oymak Ar ḳabila قَبِلَ zaldı