kabadayı

jüri

İng jury yargı heyeti EFr jurée a.a. << OLat iurata [pp. fem.] a.a. Lat iurare [den.] mahkeme etmek, yemin etmek +()t° Lat ius, iur- yasa, töre, yasak << HAvr *h₂i̯éw-es (*ai̯éw-es) a.a.

jüristokrasi

İng juristocracy yargıçlar iktidarı § İng jurist yargıç (Lat ius, iur- hukuk ) İng +cracy (EYun krátos κράτος zgüç, iktidar )

jüstifikasyon

Fr/İng justification doğrultma, düz kılma, haklı kılma OLat iustificare adil ve doğru kılma +()tion << Lat iustum facere Lat iustus doğru, adil ≈ Lat ius, iur- hukuk, yasa

jüt

İng jute Kalküta kenevirinden elde edilen kaba elyaf Bengali jhuṭo burma ip

kaba

<< ETü kaba iri, şişkin <? ETü kāp torba, tulum

kabadayı

TTü: [ A. Fikri, Lugat-ı Garibe, 1889]
kabadayı: Yiğit.

 kaba, dayı


01.01.2011 den önce
kabahat

Ar ḳabāḥa(t) قباحة z [#ḳbḥ faˁāla(t) msd.] kötü ve çirkin olma, kötü ve çirkin davranış Ar ḳabuḥa قَبُحَ zkötü veya çirkin idi

kabak

<< ETü kabak tuluma benzer sebze ETü kāp tulum +Ak

kabala1

Ar ḳibāla(t) قِبَالة z [#ḳbl fiˁāla(t) ] önden veya önceden almak Ar ḳabila قَبِلَ zaldı

kabala2

Fr/İng cabbala Tevrat'ın gizli anlamına ilişkin Musevi gelenekleri, batınilik İbr ḳabbālāh קַבָּלָה z [#ḳbl] alınmış olan şeyler, gelenek İbr ḳibbēl קבל zalma, kabul etme

kaban

Fr caban gemici paltosu İt (Sic) cabano/gabbano a.a. Ar ḳabāˀ قباء z [#ḳbA] önü açık ve çoğu zaman külahlı yün cübbe ≈ Aram ḳbāyā קביא za.a.