kaçkın

kacak

<< ETü *kāb-çak [küç.] kapçık ETü kāp +çAk

kaç

<< ETü kaç nasıl, ne kadar [soru sıfatı] ≈ ETü kañu ne, hangi

kaç|mak

<< ETü kaç-

kaçak

<< OTü kaçġak kaçış, kaçmış, kaçırılmış TTü kaç- +(g)Ak

kaçamak

TTü kaç- +(A)mAk

kaçkın

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kaçğın er yétsikti: ulḥiḳa'r-racūlu'l-fārr [kaçak adam yakalandı] TTü: [ Şeyyad Hamza, Dastan-ı Yusuf terc., <1348]
eyttiler yalancıdur bir ˁaybı bil / uğrudur kaçġıncudur key saklaġıl Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
kaçġun: fuite [kaçış]

<< ETü kaçġın kaçış, kaçan kişi ETü kaç- +gIn

 kaç-


28.05.2015
kadana

Mac katona süvari, atlı asker

kadans

Fr cadence müzikte gerilim düşmesi İt cadenza düşüş İt cadere düşmek +entia Lat cadere düşmek, ölmek << HAvr *ḱh₂d- (*ḱad-) düşmek

kadar

Ar ḳadar قَدَر z [#ḳdr faˁal ] nicelik, ölçü, değer ≈ Ar ḳadr a.a.

kadastro

Fr cadastre gayrımenkul ölçüm çizelgesi İt catastico a.a. EYun katástiχon κατάστιχον zsıralama, cetvel, çizelge EYun kata+ stíχos στίχος zsatır, sıra, mısra (EYun steíχō στείχω zdizmek, dizilmek, sıralanmak << HAvr *stei̯gʰ- a.a. )

kadavra

İt cadavere ceset, özellikle tıbbi amaçla açılan ceset Fr cadavre a.a. << Lat cadaver ceset Lat cadere düşmek, ölmek