kızoğlan kız

kızamık

<< ETü kızlamuk «kızıl benek», bir hastalık ETü kızıl +mUk

kızan

TTü kız- kızışmak, çiftleşme istemek +(g)An

kızar|mak

<< ETü kızar- kırmızı olmak ETü *kız/*kızıġ kan rengi +Ar-

kızıl

<< ETü kızġıl/kızıl kızıl, kan rengi ETü *kızıġ a.a. +Il2

kızılcık

ETü kızıl +çUk

kızoğlan kız

kız oğlan "kız çocuğu" [ Danişmend-Name, 1360]
kalˁa içinde biŋ kadar bikr kız oğlan ve iki binden ziyāde ˁavrat oğlan var-ıdı. Taşra çıkarup esīr itdiler

TTü oğlan (kız veya erkek) çocuk

 kız, oğlan

Not: Muhtemelen "kız çocuğu" anlamında. Ancak deyimin yapısı açık değildir.


09.09.2017
ki

Fa/OFa ki كه zilgi zamiri

kibar

Ar kibār كِبار z [#kbr fiˁāl çoğ.] büyükler, ekâbir Ar kabīr كبير z [t.] büyük

kibbutz

Yİbr ḳibbutz קִבּוּצ z [#ḳbṣ] 1. toplanma, bir araya gelme, birlik, 2. İsrail'de kolektif mülkiyete dayalı topluluk İbr ḳabaṣ קבצ ztoplama, bir araya getirme ≈ Ar ḳabḍ قبض z(eliyle) sıkıca kavrama, tutma, elini yumruk yapma

kibir

Ar kibr كِبْر z [#kbr fiˁl ] büyüklük, azamet, büyüklük taslama Ar kabura/kabira كَبُِرَ zbüyük idi, büyüdü

kibrit

Ar kibrīt كِبْرِيت z [#kbrt fiˁlīl q.] kükürt Aram kebrītā/kubritā כבריתא za.a. Akad kibrītu/kubrītu a.a. (Kaynak: CAD sf. 8.333)