kızak

kıymet

Arapça ḳwm kökünden gelen ḳīma(t) قِيْمة z "değer, nicelik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳāma قَامَ z "durdu, kıvamlı idi, değerli idi" fiilinin fiˁla(t) vezninde ismi merresidir.

kıymık

(NOT: Eski Türkçe kıyık veya kıyuk "kıyılmış şey, yonga" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. ) Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe kıy- fiilinden Eski Türkçe +mUk ekiyle türetilmiştir.

kıytırık

Türkiye Türkçesi kıy- fiilinden Türkiye Türkçesinde +tUr- ekiyle türetilmi olabilir; ancak bu kesin değildir.

kız

Eski Türkçe kız "1. kıt, nadir, 2. cimri, 3. yetişkin olmayan dişi, bakire" sözcüğünden evrilmiştir.

kız|mak

Eski Türkçe kız- "kızarmak" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe kıd- "kan dökmek, kıymak" fiili ile eş kökenlidir.

kızak
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ anon., Kitabü'l-İdrak Haşiyesi, 1402 yılından önce]
kızak [buz üstünda kayma aleti] Türkiye Türkçesi: [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
Moskov kefereleri bir gūne kızakdan gemiler peydā edüp (...) kızaklar buz üzre güc ile durur

Köken

Orta Türkçe (sadece Kıpçak ve Oğuz lehçelerinde) kızak "buzda kayma aracı" sözcüğünden evrilmiştir.


29.05.2015
kızamık

Eski Türkçe kızlamuk "«kızıl benek», bir hastalık" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe kızıl sözcüğünden Eski Türkçe +mUk ekiyle türetilmiştir.

kızan

Türkiye Türkçesi kız- "kızışmak, çiftleşme istemek" fiilinden Türkiye Türkçesinde +(g)An ekiyle türetilmiştir.

kızar|mak

Eski Türkçe kızar- "kırmızı olmak" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *kız veya *kızıġ "kan rengi" biçiminden Eski Türkçe +Ar- ekiyle türetilmiştir.

kızıl

Eski Türkçe kızġıl veya kızıl "kızıl, kan rengi" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *kızıġ biçiminden Eski Türkçe +Il2 ekiyle türetilmiştir.

kızılcık

Eski Türkçe kızıl sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +çUk ekiyle türetilmiştir.