kız|mak

kıyma

ETü kıy- +mA

kıymet

Ar ḳīma(t) قِيْمة z [#ḳwm fiˁla(t) mr.] değer, nicelik Ar ḳāma قَامَ zdurdu, kıvamlı idi, değerli idi

kıymık

(≈? ETü kıyık/kıyuk kıyılmış şey, yonga ) ETü kıy- +mUk

kıytırık

<? TTü kıy- +tUr-

kız

<< ETü kız 1. kıt, nadir, 2. cimri, 3. yetişkin olmayan dişi, bakire

kız|mak

ETü: "ısınmak, gülümsemek" [ Kutadgu Bilig, 1069]
yalıŋ teg bolup dünyā kızdı eŋi [dünya alev gibi olup yüzü ısındı] (...) oġul ḳız sarıġ ḳıldı ḳızġu meŋiz [çoluk çocuk (derdi) pembe/canlı benzi soluk kıldı] KTü: "... öfkelenmek" [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
kızdı: ḥamiya [ısındı, öfkelendi]

<< ETü kız- kızarmak ≈ ETü kıd- kan dökmek, kıymak

 kıy-

Not: Kaşgarî'de kızar-, kızıl/kızġıl, kızġur- (ağır ceza vermek) ve kızlamuk (kızıl benek) türevleri mevcut olduğu halde fiilin yalın haline rastlanmaz. Sadece Kutaḏġu Bilig'de üç yerde anılan fiilin, 11. yy'a ait bir innovasyon olduğu düşünülebilir. Büyük olasılıkla kıḏ- (kıymak) fiilinin anlam değişikliğine uğramış varyantıdır.

Benzer sözcükler: kızdırmak, kızgın, kızışmak, kızıştırmak

Bu maddeye gönderenler: kızan


08.04.2015
kızak

<< OTü-KT kızak buzda kayma aracı

kızamık

<< ETü kızlamuk «kızıl benek», bir hastalık ETü kızıl +mUk

kızan

TTü kız- kızışmak, çiftleşme istemek +(g)An

kızar|mak

<< ETü kızar- kırmızı olmak ETü *kız/*kızıġ kan rengi +Ar-

kızıl

<< ETü kızġıl/kızıl kızıl, kan rengi ETü *kızıġ a.a. +Il2