kızılcık

kızak

<< OTü-KT kızak buzda kayma aracı

kızamık

<< ETü kızlamuk «kızıl benek», bir hastalık ETü kızıl +mUk

kızan

TTü kız- kızışmak, çiftleşme istemek +(g)An

kızar|mak

<< ETü kızar- kırmızı olmak ETü *kız/*kızıġ kan rengi +Ar-

kızıl

<< ETü kızġıl/kızıl kızıl, kan rengi ETü *kızıġ a.a. +Il2

kızılcık

TTü: "meyvesi yenen bir ağaç, cornus mas" [ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
kızılçuk degenegümce gelmez maŋa

ETü kızıl +çUk

 kızıl


28.12.2015
kızoğlan kız

TTü oğlan (kız veya erkek) çocuk

ki

Fa/OFa ki كه zilgi zamiri

kibar

Ar kibār كِبار z [#kbr fiˁāl çoğ.] büyükler, ekâbir Ar kabīr كبير z [t.] büyük

kibbutz

Yİbr ḳibbutz קִבּוּצ z [#ḳbṣ] 1. toplanma, bir araya gelme, birlik, 2. İsrail'de kolektif mülkiyete dayalı topluluk İbr ḳabaṣ קבצ ztoplama, bir araya getirme ≈ Ar ḳabḍ قبض z(eliyle) sıkıca kavrama, tutma, elini yumruk yapma

kibir

Ar kibr كِبْر z [#kbr fiˁl ] büyüklük, azamet, büyüklük taslama Ar kabura/kabira كَبُِرَ zbüyük idi, büyüdü