kız

kıyı

<< ETü kıdıġ kenar ETü kıd- kesmek +I(g)

kıyma

ETü kıy- +mA

kıymet

Ar ḳīma(t) قِيْمة z [#ḳwm fiˁla(t) mr.] değer, nicelik Ar ḳāma قَامَ zdurdu, kıvamlı idi, değerli idi

kıymık

(≈? ETü kıyık/kıyuk kıyılmış şey, yonga ) ETü kıy- +mUk

kıytırık

<? TTü kıy- +tUr-

kız

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
beglik ogluŋun kul kıldık, işilik kız ogluŋun küŋ kıldık [beylik oglunu kul kıldık, hanımlık kızını cariye kıldık] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kız neŋ [[pahalı veya değerli şey]], bu at kız aldım [[bu atı pahalı aldım]], kız kişi [[pinti kişi]] (...) [[kız sözcüğü hem özgür bir kız hem de cariye anlamına gelir. Asıl anlamı "bakire"dir. Diğer kullanımlar anlam genişlemesiyle ortaya çıkmıştır.]]

<< ETü kız 1. kıt, nadir, 2. cimri, 3. yetişkin olmayan dişi, bakire

Not: ETü sözcük "cömert, bol" kavramının zıddı ve kıs- fiilinin eşdeğer sıfatıdır. "Evlenmemiş dişi, bakire" anlamı muhtemelen "bereketsiz" fikrinden türemiştir.

Benzer sözcükler: ev kızı, kız arkadaş, kız kardeş, kızlık zarı


23.03.2015
kız|mak

<< ETü kız- kızarmak ≈ ETü kıd- kan dökmek, kıymak

kızak

<< OTü-KT kızak buzda kayma aracı

kızamık

<< ETü kızlamuk «kızıl benek», bir hastalık ETü kızıl +mUk

kızan

TTü kız- kızışmak, çiftleşme istemek +(g)An

kızar|mak

<< ETü kızar- kırmızı olmak ETü *kız/*kızıġ kan rengi +Ar-