kıytırık

kıyas

Ar ḳiyās قياس z [#ḳys fiˁāl msd.] ölçüm, karşılaştırma, benzetme yoluyla akıl yürütme Ar ḳāsa قاس zölçtü, karşılaştırdı

kıyı

<< ETü kıdıġ kenar ETü kıd- kesmek +I(g)

kıyma

ETü kıy- +mA

kıymet

Ar ḳīma(t) قِيْمة z [#ḳwm fiˁla(t) mr.] değer, nicelik Ar ḳāma قَامَ zdurdu, kıvamlı idi, değerli idi

kıymık

(≈? ETü kıyık/kıyuk kıyılmış şey, yonga ) ETü kıy- +mUk

kıytırık

TTü: "çok küçük, değersiz (argo)" [ Milliyet - gazete, 1966]
tutup caanım yılbaşını o kıytırık kızla geçirmenin alemi var mıydı?

<? TTü kıy- +tUr-

 kıy-

Not: +tır- eki açıklanmaya muhtaçtır.


13.01.2015
kız

<< ETü kız 1. kıt, nadir, 2. cimri, 3. yetişkin olmayan dişi, bakire

kız|mak

<< ETü kız- kızarmak ≈ ETü kıd- kan dökmek, kıymak

kızak

<< OTü-KT kızak buzda kayma aracı

kızamık

<< ETü kızlamuk «kızıl benek», bir hastalık ETü kızıl +mUk

kızan

TTü kız- kızışmak, çiftleşme istemek +(g)An