kıymık

kıyamet

Ar ḳiyāma(t) قيامة z [#ḳwm fiˁāla(t) msd.] 1. kalkışma, 2. İslam mitolojisinde ölülerin topluca dirilmesi Ar ḳāma قام zayağa kalktı, durdu

kıyas

Ar ḳiyās قياس z [#ḳys fiˁāl msd.] ölçüm, karşılaştırma, benzetme yoluyla akıl yürütme Ar ḳāsa قاس zölçtü, karşılaştırdı

kıyı

<< ETü kıdıġ kenar ETü kıd- kesmek +I(g)

kıyma

ETü kıy- +mA

kıymet

Ar ḳīma(t) قِيْمة z [#ḳwm fiˁla(t) mr.] değer, nicelik Ar ḳāma قَامَ zdurdu, kıvamlı idi, değerli idi

kıymık

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ḳıyıḳ neŋ [[balmumu kaleminin ucu gibi eğri kesilmiş şey]] TTü: [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
Baŋa hācetüŋ olduğı dem bir kıymığını dütüz [tutuştur], ben sana yetişem

(≈? ETü kıyık/kıyuk kıyılmış şey, yonga ) ETü kıy- +mUk

 kıy-

Not: Sadece TTü görülen /m/ arasesi açıklanmaya muhtaçtır. 14. yy'dan itibaren kaydedilen kusmuk ve ancak 19. yy'da beliren ekşimik, soymuk sözcüklerinde karşımıza çıkan +mIk ekinin evrimi incelenmemiştir.


03.10.2017
kıytırık

<? TTü kıy- +tUr-

kız

<< ETü kız 1. kıt, nadir, 2. cimri, 3. yetişkin olmayan dişi, bakire

kız|mak

<< ETü kız- kızarmak ≈ ETü kıd- kan dökmek, kıymak

kızak

<< OTü-KT kızak buzda kayma aracı

kızamık

<< ETü kızlamuk «kızıl benek», bir hastalık ETü kızıl +mUk