kıyas

kıy|mak

<< ETü kıy- (bıçak veya başka aletle) kesmek, bedensel ceza vermek << ETü kıd- kesmek

kıyafet

Ar ḳiyāfa(t) قيافة z [#ḳyf fiˁāla(t) msd.] 1. kılık, dış görünüm, 2. kişinin görüntüsünden hangi aile veya aşirete mensup olduğunu anlama ilmi, 3. bir kavim veya aşirete özgü giyim tarzı

kıyak

ETü kıy- +(g)Ak

kıyam

Ar ḳiyām قيام z [#ḳwm fiˁāl msd.] ayağa kalkma, kalkışma Ar ḳāma قام zdurdu, ayağa kalktı

kıyamet

Ar ḳiyāma(t) قيامة z [#ḳwm fiˁāla(t) msd.] 1. kalkışma, 2. İslam mitolojisinde ölülerin topluca dirilmesi Ar ḳāma قام zayağa kalktı, durdu

kıyas

[ Kutadgu Bilig, 1069]
negü tir eşitgil uḳuş meŋzetü / ḳıyās maˁnī birle aŋar yaŋzatu [akıl bunu neye benzetir işit, kıyas anlamı ile neyi kasteder] [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
gel ḳıyās it sen anı kim ne bula

Ar ḳiyās قياس z [#ḳys fiˁāl msd.] ölçüm, karşılaştırma, benzetme yoluyla akıl yürütme Ar ḳāsa قاس zölçtü, karşılaştırdı

Benzer sözcükler: kıyasen, kıyasi, kıyaslamak

Bu maddeye gönderenler: kayısı, mikyas, mukayese


17.04.2015
kıyı

<< ETü kıdıġ kenar ETü kıd- kesmek +I(g)

kıyma

ETü kıy- +mA

kıymet

Ar ḳīma(t) قِيْمة z [#ḳwm fiˁla(t) mr.] değer, nicelik Ar ḳāma قَامَ zdurdu, kıvamlı idi, değerli idi

kıymık

(≈? ETü kıyık/kıyuk kıyılmış şey, yonga ) ETü kıy- +mUk

kıytırık

<? TTü kıy- +tUr-