kıvrak

kıvan|mak

ETü kıb kut, saadet, baht +(g)An-

kıvanç

TTü kıvan- +(In)ç

kıvılcım

TTü kığılça- kıvılcımlanmak +Im onom kığıl kığıl kıvılcımlanma anlatan söz

kıvır|mak

OTü kıvur- bükmek, burmak

kıvırcık

TTü kıvır kırışık, buruşuk +çUk

kıvrak

KTü: "kıvırcık" [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
kıvrak [[saçları kıvrık veya kıvırcık]] TTü: "... ince buruşuk kumaş" [ anon., Câmiü'l-Fürs, 1501]
[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
Kıvrak: Ziyade kıvrılmış iplik, pek kıvrak ipekten mensûc, buruşuk gibi bez. Kıvrak saç. Kıvrak kadın: açık yosma kıyafetli. TTü: "... çevik" [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
kıvrak: 1- çevik adam (...)

<< OTü-KT kıvrak kıvrık, kıvırcık OTü kıvur- eğirmek, bükmek, burmak +(g)Ak

 kıvır-

Not: Güncel anlamı muhtemelen "eğilip bükülen" anlamında. Orijinal semantik yükün bir kısmı günümüzde kıvrık sıfatına aktarılmıştır.


26.02.2021
kıvran|mak

TTü kıvra- kıvrılmak, buruşmak +In-

kıy|mak

<< ETü kıy- kesmek, kırmak, bedensel ceza vermek ≈ ETü kıd- kesmek

kıyafet

Ar ḳiyāfa(t) قيافة z [#ḳyf fiˁāla(t) msd.] 1. kılık, dış görünüm, 2. kişinin görüntüsünden hangi aile veya aşirete mensup olduğunu anlama ilmi, 3. bir kavim veya aşirete özgü giyim tarzı

kıyak

ETü kıy- +(g)Ak

kıyam

Ar ḳiyām قيام z [#ḳwm fiˁāl msd.] ayağa kalkma, kalkışma Ar ḳāma قام zdurdu, ayağa kalktı