kıvanç

kıtıpiyos

Yun kato pión κατώ πιόν zdüşük nitelikli, değersiz § Yun kato κατώ zaşağı, alçak, düşük Yun pión πιόν znitelik, kimlik (Yun piós πιός zkim )

kıtır

onom gevrek nesne sesi, kesme sesi

kıtlama

<< TTü kırtlama kemirme onom kırt kemirme ve ısırma sesi

kıvam

Ar ḳiwām قوام z [#ḳwm fiˁāl msd.] bir arada durma, mukavemet, konsistans Ar ḳāma قام zdurdu

kıvan|mak

ETü kıb kut, saadet, baht +(g)An-

kıvanç

KTü: [ Codex Cumanicus, 1303]
Ave sen kiz arilerning koanči (gloria) [selam sana ey bakirelerin şanı] YTü: [ Cumhuriyet - gazete, 1934]
Gösterilen güzel duygulardan çok kıvanç duydum.

TTü kıvan- +(In)ç

 kıvan-

Not: TTü kullanımdan düşmüş iken Dil Devrimi döneminde canlandırılmış sözcüklerdendir.


13.04.2015
kıvılcım

TTü kığılça- kıvılcımlanmak +Im onom kığıl kığıl kıvılcımlanma anlatan söz

kıvır|mak

OTü kıvur- bükmek, burmak

kıvırcık

TTü kıvır kırışık, buruşuk +çUk

kıvrak

<< OTü-KT kıvrak kıvrık, kıvırcık OTü kıvur- bükmek, buruşturmak, kıvırmak +(g)Ak

kıvran|mak

TTü kıvra- kıvrılmak, buruşmak +In-