kıvılcım

kıtır

onom gevrek nesne sesi, kesme sesi

kıtlama

<< TTü kırtlama kemirme onom kırt kemirme ve ısırma sesi

kıvam

Ar ḳiwām قوام z [#ḳwm fiˁāl msd.] bir arada durma, mukavemet, konsistans Ar ḳāma قام zdurdu

kıvan|mak

ETü kıb kut, saadet, baht +(g)An-

kıvanç

TTü kıvan- +(In)ç

kıvılcım

KTü: [ anon., et-Tuhfetu'z-Zekiyye fi'l-Lugati't-Türkiyye, <1400]
şarāra [Ar.]: kıġılçım TTü: [ Lugat-i Ni'metullah, 1540]
āteş-pāre [Fa.]: yılduz kurdı ve kığılcım ve yıldırar nesne.

TTü kığılça- kıvılcımlanmak +Im onom kığıl kığıl kıvılcımlanma anlatan söz


13.07.2015
kıvır|mak

OTü kıvur- bükmek, burmak

kıvırcık

TTü kıvır kırışık, buruşuk +çUk

kıvrak

<< OTü-KT kıvrak kıvrık, kıvırcık OTü kıvur- bükmek, buruşturmak, kıvırmak +(g)Ak

kıvran|mak

TTü kıvra- kıvrılmak, buruşmak +In-

kıy|mak

<< ETü kıy- (bıçak veya başka aletle) kesmek, bedensel ceza vermek << ETü kıd- kesmek