kıt

kış1

<< ETü kış soğuk mevsim

kış2

ünl kovma ünlemi

kışır

Ar ḳişr قِشْر z [#ḳşr] kabuk Ar ḳaşara قَشَرَ zkabuk soydu

kışkırt|mak

<< OTü kışkır-/ġıjġır- haykırmak, çığlık atmak

kışla

<< ETü kışlaġ/kışlak kışlama yeri ETü kışla- +I(g) ETü kış +lA-

kıt

TTü: kızlık "kıtlık" [ Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., <1377]
geldi kızlık [kıtlık] dutdı dünyāyı tamām TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ḳıt: Deficiens, paucus, rarus. ˁAvretüŋ ˁaḳlı ḳıttür. (...) ḳaht: kıtlık, kızlık. Penuria, fames.

Ar ḳaḥṭ قحط z [#ḳḥṭ faˁl msd.] kıtlık, kuraklık Ar ḳaḥaṭa قَحَطَ zkıtlık oldu

 kaht

Not: 16. yy'dan itibaren ETü ve erken TTü kız (a.a.) sözcüğünün yerini almıştır. O döneme dek yaygın olan TTü kızlık ("kıtlık, kuraklık") yerine ḳaḥṭlık (a.a.) yaygınlaşır.

Benzer sözcükler: kıt kanaat, kıtlaşmak, kıtlık

Bu maddeye gönderenler: gıdım gıdım


21.09.2021
kıta

Ar ḳiṭˁa(t) قِطْعة z [#ḳṭˁ fiˁla(t) mr.] bölük, kısım, kesim, askeri birlik, coğrafyada kıta, şiirde bölük, paragraf Ar ḳaṭaˁa قَطَعَ zkesti

kıtal

Ar ḳitāl قِتَال z [#ḳtl fiˁāl msd.] mukatele (öldürüşme), katliam (toplu öldürme) Ar ḳatala قَتَلَ zöldürdü

kıtık

<< TTü kırtık kırpıntı TTü kırt-/kırp-/kırk- yün kesmek +Uk

kıtıpiyos

Yun kato pión κατώ πιόν zdüşük nitelikli, değersiz § Yun kato κατώ zaşağı, alçak, düşük Yun pión πιόν znitelik, kimlik (Yun piós πιός zkim )

kıtır

onom gevrek nesne sesi, kesme sesi