kıtıpiyos

kışla

<< ETü kışlaġ/kışlak kışlama yeri ETü kışla- +I(g) ETü kış +lA-

kıt

≈? ETü kız nadir, kıt

kıta

Ar ḳiṭˁa(t) قِطْعة z [#ḳṭˁ fiˁla(t) mr.] bölük, kısım, kesim, askeri birlik, coğrafyada kıta, şiirde bölük, paragraf Ar ḳaṭaˁa قَطَعَ zkesti

kıtal

Ar ḳitāl قِتَال z [#ḳtl fiˁāl msd.] mukatele (öldürüşme), katliam (toplu öldürme) Ar ḳatala قَتَلَ zöldürdü

kıtık

<< TTü kırtık kırpıntı TTü kırt-/kırp-/kırk-

kıtıpiyos

[ A. Fikri, Lugat-ı Garibe, 1889]
kıtıpiyos, kantin: Yalan, ehemmiyetsiz.

Yun kato pión κατώ πιόν zdüşük nitelikli, değersiz § Yun kato κατώ zaşağı, alçak, düşük Yun pión πιόν znitelik, kimlik (Yun piós πιός zkim )


09.03.2013
kıtır

onom gevrek nesne sesi, kesme sesi

kıtlama

<< TTü kırtlama kemirme onom kırt kemirme ve ısırma sesi

kıvam

Ar ḳiwām قوام z [#ḳwm fiˁāl msd.] bir arada durma, mukavemet, konsistans Ar ḳāma قام zdurdu

kıvan|mak

ETü kıb kut, saadet, baht +(g)An-

kıvanç

TTü kıvan- +(In)ç