kıstak

kıskaç

<< ETü kısġaç maşa ETü kıs- sıkmak +(g)Aç

kıskan|mak

<< ETü kızġan-/kısġan- cimrilik etmek, esirgemek ETü kızıġ/kısı +(g)An- ETü kız kıt +I(g)

kısmet

Ar ḳisma(t) قسمة z [#ḳsm fiˁla(t) mr.] 1. pay etme, bölme, 2. pay, hisse, nasip Ar ḳasama قسم zböldü, pay etti

kısrak

<< ETü kısrak genç dişi at ETü kısır 1. cimri, kıt, 2. evlenmemiş dişi +Ak

kıssa

Ar ḳiṣṣa(t) قصّة z [#ḳṣṣ fiˁla(t) mr.] dilekçe, öykü Ar ḳaṣṣa قصّ zizinden gitti, öyküledi

kıstak

TTü: [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
kıstak (Cenubi Anadolu): kısık yer. 'kayanın kıstağına dayandı'. YTü: [ Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu, 1935]
kıstak = Berzah = Isthme

TTü kısta- daraltmak, sıkmak +Uk <? TTü kısıt +(g)A-

 kıs-


15.12.2015
kıstas

Ar ḳisṭās قسطاس z [#ḳsṭs q.] 1. tartı, terazi, 2. resmen belirlenmiş tartı standardı Aram ḳisṭā/ḳīsṭā קסטא zbir tartı birimi EYun ksestḗs ξεστής zRoma İmparatorluğunda bir sıvı hacim ve tartı birimi (litrenin yarısı kadar) Lat sextarius altıda bir, a.a. Lat sex altı +ari°

kış1

<< ETü kış soğuk mevsim

kış2

ünl kovma ünlemi

kışır

Ar ḳişr قِشْر z [#ḳşr] kabuk Ar ḳaşara قَشَرَ zkabuk soydu

kışkırt|mak

<< OTü kışkır-/ġıjġır- haykırmak, çığlık atmak