kısmet

kısır2

Ar

kısıt

TTü kıs- +Ut

kıskaç

<< ETü kısġaç maşa ETü kıs- sıkmak +(g)Aç

kıskan|mak

<< ETü kızġan-/kısġan- cimrilik etmek, esirgemek ETü kızıġ/kısı +(g)An- ETü kız kıt +I(g)

kıskıvrak

TTü kavra- +Ik

kısmet

"bölme ... nasip" [ Kutadgu Bilig, 1069]
okı ḍarb u ḳısmat tükel bil kusūr [çarpma ve bölme oku, kesirleri tam öğren] (...) negü erse ḳısmat saŋa ol tegür [kısmet neyse payına o düşer] "... damat adayı" [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
kısmet: (...) 2. (Kız veya kadın hakkında) Kendisiyle evlenmek isteyen birinin çıkması.

Ar ḳisma(t) قسمة z [#ḳsm fiˁla(t) mr.] 1. pay etme, bölme, 2. pay, hisse, nasip Ar ḳasama قسم zböldü, pay etti

 kısım

Benzer sözcükler: kısmetsiz


20.07.2015
kısrak

<< ETü kısrak genç dişi at ETü kısır 1. cimri, kıt, 2. evlenmemiş dişi +Ak

kıssa

Ar ḳiṣṣa(t) قصّة z [#ḳṣṣ fiˁla(t) mr.] dilekçe, öykü Ar ḳaṣṣa قصّ zizinden gitti, öyküledi

kıstak

TTü kısta- daraltmak, sıkmak +Uk <? TTü kısıt +(g)A-

kıstas

Ar ḳisṭās قسطاس z [#ḳsṭs q.] 1. tartı, terazi, 2. resmen belirlenmiş tartı standardı Aram ḳisṭā/ḳīsṭā קסטא zbir tartı birimi EYun ksestḗs ξεστής zRoma İmparatorluğunda bir sıvı hacim ve tartı birimi (litrenin yarısı kadar) Lat sextarius altıda bir, a.a. Lat sex altı +ari°

kış1

<< ETü kış soğuk mevsim