kısas2

kırtıpil

?

kıs kıs

onom hafif gülme sesi

kıs|mak

<< ETü kıs- sıkmak, zapt u rapt altına almak, özgürlüğünü kısmak, daraltmak ≈ ETü kız nadir, cimri (bol ve cömert zıddı)

kısa

<< ETü kısġa uzun zıddı ETü kıs- sıkmak, daraltmak, cimri olmak +gA

kısas1

Ar ḳiṣāṣ قصاص z [#ḳṣṣ fiˁāl msd.] ödeşme, suç bedeli Ar ḳāṣṣa [III f.] ödeşti, öç aldı Ar ḳaṣṣa قصّ z1. kesti, kırptı, 2. birinin ayak izini takip etti, 3. öyküledi, anlattı

kısas2

[ Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., <1377]
çün ki aḥsen didi rabbül-ˁālemin / bu ḳıṣaṣ haḳḳındadur yā müslimīn

Ar ḳiṣaṣ قصص z [#ḳṣṣ fiˁal çoğ.] öyküler Ar ḳiṣṣa(t) قصّة z [t.] öykü

 kıssa

Not: Kısa a ile.


02.09.2014
kısım

Ar ḳism قِسْم z [#ḳsm fiˁl msd.] bölme, bölüm, pay, hisse Ar ḳasama قَسَمَ zböldü, pay etti

kısır1

<< ETü kısır doğurmayan insan veya hayvan <? ETü kız 1. hasis, kıt, 2. evlenmemiş dişi

kısır2

Ar

kısıt

TTü kıs- +Ut

kıskaç

<< ETü kısġaç maşa ETü kıs- sıkmak +(g)Aç