kıs|mak

kırp|mak

<< OTü kıp-/kırp- hafifçe kapatmak, makasla kesmek, göz kırpmak

kırt

onom gırt/kırt kaşıma veya kazıma sesi, kemirme sesi, gırtlak sesi

kırtasiye

Ar ḳirṭās قرطاس z [#ḳrṭs q.] papirüs [esk.], kâğıt +īya(t)1 Aram ḳarṭīs קרטיס zpapirüs EYun χártēs χάρτης za.a.

kırtıpil

?

kıs kıs

onom hafif gülme sesi

kıs|mak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kapuġ anıŋ aḏakın kıstı [[kapı ayağını kıstı]], ol anıŋ tōnlukın kısdı [[onun giysisinden kıstı. Her türlü malzemeden kesinti yapılmasını anlatmak için kullanılır.]] ETü: kısığ [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kısıġ: al-ḥabs wa'l-ḍīḳ [hapis veya sıkışıklık]

<< ETü kıs- sıkmak, zapt u rapt altına almak, özgürlüğünü kısmak, daraltmak ≈ ETü kız nadir, cimri (bol ve cömert zıddı)

 kız

Not: ETü kız sıfatının fiil eşdeğeridir. /z/ > /s/ dönüşümü dikkat çekicidir.

Benzer sözcükler: kısgıç, kısık, kısılmak, kısıntı, kıstırmak, kıstırgaç

Bu maddeye gönderenler: kısa, kısıt, kıskaç, kıstak


29.04.2015
kısa

<< ETü kısġa uzun zıddı ETü kıs- sıkmak, daraltmak, cimri olmak +gA

kısas1

Ar ḳiṣāṣ قصاص z [#ḳṣṣ fiˁāl msd.] ödeşme, suç bedeli Ar ḳāṣṣa [III f.] ödeşti, öç aldı Ar ḳaṣṣa قصّ z1. kesti, kırptı, 2. birinin ayak izini takip etti, 3. öyküledi, anlattı

kısas2

Ar ḳiṣaṣ قصص z [#ḳṣṣ fiˁal çoğ.] öyküler Ar ḳiṣṣa(t) قصّة z [t.] öykü

kısım

Ar ḳism قِسْم z [#ḳsm fiˁl msd.] bölme, bölüm, pay, hisse Ar ḳasama قَسَمَ zböldü, pay etti

kısır1

<< ETü kısır doğurmayan insan veya hayvan ETü kız 1. hasis, kıt, 2. evlenmemiş dişi