kırtasiye

kırlent

Fr guirlande çelenk Ger *wiara- ince metal tel, telkâri

kırmızı

Ar/Fa ḳirmizī قرمزى z [nsb.] canlı kırmızı boya Ar/Fa ḳirmiz قرمز z [#ḳ‎rmz] kırmızı boya veren bir böcek, koşnil Sans kr̥mi कृमि zkurtçuk, larva, böcek << HAvr *kʷŕ̥mis kurtçuk

kıro

Kürd kuro oğul, oğlan (hitap şekli) Kürd kur oğul, oğlan ≈ OFa kurrag sıpa, tay (Kaynak: MacK 52.)

kırp|mak

<< OTü kıp-/kırp- hafifçe kapatmak, makasla kesmek, göz kırpmak

kırt

onom gırt/kırt kaşıma veya kazıma sesi, kemirme sesi, gırtlak sesi

kırtasiye

"resmi dairelerde kâğıt ve yazı malzemesi için ayrılan ödenek" [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
kırtasiye: Bir kalem veya daire-i resmiyede kâğıd ve sair levazım-ı tahririye içün tahsis olunan akça kırtasiyeci "kâğıt ve yazı levazımı satan kişi, yazışmayı artırarak işi zorlaştıran memur" [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
ilanı iflasına karar verilen Kırtasiyeci Abbas Hilmi efendi masası muamelatının ünyon suretile (...)

Ar ḳirṭās قرطاس z [#ḳrṭs q.] papirüs [esk.], kâğıt +īya(t)1 Aram ḳarṭīs קרטיס zpapirüs EYun χártēs χάρτης za.a.

 kart2

Not: Erm kardés քարտէս "harita" Yunancadan alınmıştır.

Benzer sözcükler: kırtasiyeci


02.05.2019
kırtıpil

?

kıs kıs

onom hafif gülme sesi

kıs|mak

<< ETü kıs- sıkmak, zapt u rapt altına almak, özgürlüğünü kısmak, daraltmak ≈ ETü kız nadir, cimri (bol ve cömert zıddı)

kısa

<< ETü kısġa uzun zıddı ETü kıs- sıkmak, daraltmak, cimri olmak +gA

kısas1

Ar ḳiṣāṣ قصاص z [#ḳṣṣ fiˁāl msd.] ödeşme, suç bedeli Ar ḳāṣṣa [III f.] ödeşti, öç aldı Ar ḳaṣṣa قصّ z1. kesti, kırptı, 2. birinin ayak izini takip etti, 3. öyküledi, anlattı