kırtıpil

kırmızı

Ar/Fa ḳirmizī قرمزى z [nsb.] canlı kırmızı boya Ar/Fa ḳirmiz قرمز z [#ḳ‎rmz] kırmızı boya veren bir böcek, koşnil Sans kr̥mi कृमि zkurtçuk, larva, böcek << HAvr *kʷŕ̥mis kurtçuk

kıro

Kürd kuro oğul, oğlan (hitap şekli) Kürd kur oğul, oğlan ≈ OFa kurrag sıpa, tay (Kaynak: MacK 52.)

kırp|mak

<< OTü kıp-/kırp- hafifçe kapatmak, makasla kesmek, göz kırpmak

kırt

onom gırt/kırt kaşıma veya kazıma sesi, kemirme sesi, gırtlak sesi

kırtasiye

Ar ḳirṭās قرطاس z [#ḳrṭs q.] papirüs [esk.], kâğıt +īya(t)1 Aram ḳarṭīs קרטיס zpapirüs EYun χártēs χάρτης za.a.

kırtıpil

"pejmürde kişi (argo)" [ Mikhailov, Matériaux sur l'argot et les locutions..., 1929]
kırtıpil: Homme à vêtements fripés, sans valeur

?


09.09.2017
kıs kıs

onom hafif gülme sesi

kıs|mak

<< ETü kıs- sıkmak, zapt u rapt altına almak, özgürlüğünü kısmak, daraltmak ≈ ETü kız nadir, cimri (bol ve cömert zıddı)

kısa

<< ETü kısġa uzun zıddı ETü kıs- sıkmak, daraltmak, cimri olmak +gA

kısas1

Ar ḳiṣāṣ قصاص z [#ḳṣṣ fiˁāl msd.] ödeşme, suç bedeli Ar ḳāṣṣa [III f.] ödeşti, öç aldı Ar ḳaṣṣa قصّ z1. kesti, kırptı, 2. birinin ayak izini takip etti, 3. öyküledi, anlattı

kısas2

Ar ḳiṣaṣ قصص z [#ḳṣṣ fiˁal çoğ.] öyküler Ar ḳiṣṣa(t) قصّة z [t.] öykü