kırba

kırağı

Eski Türkçe kıraġu "kırağı" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Moğolca aynı anlama gelen kiragu sözcüğü ile eş kökenlidir.

kıran1

Eski Türkçe kır- "1. kesmek, 2. öldürmek, katliam etmek" fiilinden Türkiye Türkçesinde +(g)An ekiyle türetilmiştir.

kıran2

Türkiye Türkçesi kıraŋ "kenar, kıyı" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Türkiye Türkçesi kır- fiilinden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

kıranta

Türkiye Türkçesi kır "gri" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

kırat

Arapça ḳirāt قرات z "1. keçiboynuzu çekirdeği, 2. bir tartı birimi" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Eski Yunanca kerátion κεράτιον z "1. «boynuzcuk», keçiboynuzu bitkisi, ceratonia siliqua, 2. keçiboynuzu çekirdeğine eşdeğer tartı birimi" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca kéras κέρας z "boynuz" sözcüğünün küçültme halidir.

kırba
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Kıpçakça: [ İrşadü'l-Mülûk ve's-Selâtîn, 1387]
Takı zıkk tidügi ḳırba turur

Köken

Arapça ḳrb kökünden gelen ḳirba(t) veya ḳirrāba(t) قربة z "su tulumu" sözcüğünden alıntıdır.


22.12.2014
kırbaç

Türkiye Türkçesi kırp- "dövmek" fiilinden Türkiye Türkçesinde +(g)Aç ekiyle türetilmiştir.

kırçıl

Türkiye Türkçesi kır "gri" ve Türkiye Türkçesi çal veya çil "karışık renkli, alaca, çil" sözcüklerinin bileşiğidir.

kırış|mak

Türkiye Türkçesi kıvrış- "buruşmak, kıvrık hale gelmek" fiilinden evrilmiştir. Türkçe fiil Türkiye Türkçesi kıvır- fiilinden Türkiye Türkçesinde +Iş- ekiyle türetilmiştir.

kırıt|mak

Türkiye Türkçesi kır- fiilinden Türkiye Türkçesinde +It- ekiyle türetilmiştir.

kırk

Eski Türkçe kırk "40" sözcüğünden evrilmiştir.