kırıt|mak

kırat

Ar ḳirāt قرات z1. keçiboynuzu çekirdeği, 2. bir tartı birimi EYun kerátion κεράτιον z [küç.] 1. «boynuzcuk», keçiboynuzu bitkisi, ceratonia siliqua, 2. keçiboynuzu çekirdeğine eşdeğer tartı birimi EYun kéras κέρας zboynuz +ion

kırba

Ar ḳirba(t)/ḳirrāba(t) قربة z [#ḳrb fiˁla(t) mr.] su tulumu

kırbaç

TTü kırp- dövmek +(g)Aç

kırçıl

§ TTü kır gri TTü çal/çil karışık renkli, alaca, çil

kırış|mak

<< TTü kıvrış- buruşmak, kıvrık hale gelmek TTü kıvır- +Iş-

kırıt|mak

TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kırıtmak: Gerdan kırmak, yosmalık, naz eda etmek. TTü: [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
kırıtmak (Burdur): soğukta üşüyerek büzülmek.

TTü kır- +It-

 kır-

Not: +ıt- ekinin işlevi açık değildir.

Benzer sözcükler: kırıtık, kırıtkan


08.07.2015
kırk

<< ETü kırk 40

kırk|mak

<< ETü kırk-/kırt- makasla kesmek, özellikle yün kesmek ETü kır- kesmek +Ik-

kırlangıç

<< ETü karlıġaç/karġılaç kırlangıç kuşu, hirundo

kırlent

Fr guirlande çelenk Ger *wiara- ince metal tel, telkâri

kırmızı

Ar/Fa ḳirmizī قرمزى z [nsb.] canlı kırmızı boya Ar/Fa ḳirmiz قرمز z [#ḳ‎rmz] kırmızı boya veren bir böcek, koşnil Sans kr̥mi कृमि zkurtçuk, larva, böcek << HAvr *kʷŕ̥mis kurtçuk