kırış|mak

kıranta

<? TTü kır [fem.] gri

kırat

Ar ḳirāt قرات z1. keçiboynuzu çekirdeği, 2. bir tartı birimi EYun kerátion κεράτιον z [küç.] 1. «boynuzcuk», keçiboynuzu bitkisi, ceratonia siliqua, 2. keçiboynuzu çekirdeğine eşdeğer tartı birimi EYun kéras κέρας zboynuz +ion

kırba

Ar ḳirba(t)/ḳirrāba(t) قربة z [#ḳrb fiˁla(t) mr.] su tulumu

kırbaç

TTü kırp- dövmek +(g)Aç

kırçıl

§ TTü kır gri TTü çal/çil karışık renkli, alaca, çil

kırış|mak

TTü: kıvrışık [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
kıvrışık marul (Ankara): kıvırcık salata. TTü: kırışık [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
kırışık göz kapaklarını halsizce oynattı TTü: kırışıklık [ Cumhuriyet - gazete, 1955]
iki gözünün arasında bir kırışıklık belirdi

<< TTü kıvrış- buruşmak, kıvrık hale gelmek TTü kıvır- +Iş-

 kıvır-

Not: Argoda "bir şeyi bölüşmek" anlamında kırış- ayrı fiil olup kır- fiil kökünden gelir.

Benzer sözcükler: kırış kırış, kırışık, kırışıklık, kırıştırmak


14.11.2019
kırıt|mak

TTü kır- +It-

kırk

<< ETü kırk 40

kırk|mak

<< ETü kırk-/kırt- makasla kesmek, özellikle yün kesmek ETü kır- kesmek +Ik-

kırlangıç

<< ETü karlıġaç/karġılaç kırlangıç kuşu, hirundo

kırlent

Fr guirlande çelenk Ger *wiara- ince metal tel, telkâri