kırçıl

kıran2

<< TTü kıraŋ kenar, kıyı <? TTü kır-

kıranta

<? TTü kır [fem.] gri

kırat

Ar ḳirāt قرات z1. keçiboynuzu çekirdeği, 2. bir tartı birimi EYun kerátion κεράτιον z [küç.] 1. «boynuzcuk», keçiboynuzu bitkisi, ceratonia siliqua, 2. keçiboynuzu çekirdeğine eşdeğer tartı birimi EYun kéras κέρας zboynuz +ion

kırba

Ar ḳirba(t)/ḳirrāba(t) قربة z [#ḳrb fiˁla(t) mr.] su tulumu

kırbaç

TTü kırp- dövmek +(g)Aç

kırçıl

"kırla karışık saç ve sakal rengi" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
sıkma çarıklı ve cümlesi kırçıl iχtiyārlar

§ TTü kır gri TTü çal/çil karışık renkli, alaca, çil

 kır, çil


20.03.2015
kırış|mak

<< TTü kıvrış- buruşmak, kıvrık hale gelmek TTü kıvır- +Iş-

kırıt|mak

TTü kır- +It-

kırk

<< ETü kırk 40

kırk|mak

<< ETü kırk-/kırt- makasla kesmek, özellikle yün kesmek ETü kır- kesmek +Ik-

kırlangıç

<< ETü karlıġaç/karġılaç kırlangıç kuşu, hirundo