kıl|mak

kıç

<< OTü-KT kıç bacağın arkası

kıdem

Ar ḳidam قدم z [#ḳdm] 1. önde olma, önce olma, erken gelme, 2. eskilik, öncelik Ar ḳadama قدم zönde veya önce idi, adım attı ≈ Aram ḳədam קְדַם z [#ḳdm] önce veya önde olmak, öncelik, önce

kıkır

onom hafif gülme sesi

kıkırdak

<< TTü kıtırdak kıkırdak TTü kıtırda- kırtlamak, kırılma sesi çıkarmak

kıl

<< ETü kıl kıl

kıl|mak

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
üze kök teŋri asra yagız yir kılındukda [üstte mavi gök altta kara yer yaratıldıkta] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
er ış kıldı [[adam iş yaptı]], er kızıġ kıldı [[Bu sözcük adamın kızla cinsel ilişkiye girdiğini ima eder. Bu nedenle Oğuzlar bu sözcüğü kullanmaktan kaçınırlar. "O bir şey yaptı" yerine 'étti' derler.]]

<< ETü kıl- yapmak, yaratmak

Not: Kılıç ve kılağı sözcükleri, fiilin asli anlamının "işlemek, demirci işliğinde çalışmak" olabileceğini gösterir.

Benzer sözcükler: kıldırmak, kılınmak, kılınç, kılışmak

Bu maddeye gönderenler: kılağı, kılgı, kılıç, kılık


16.02.2018
kılağı

<< TTü kılağu kılıcın keskinliği, bileği <? TTü kıl- +AgU

kılaptan

<? Ar ḳallāb قلّاب z [#ḳlb faˁˁāl mesl.] çıkrık, iplik eğirme çarkı Ar ḳalaba قَلَبَ zdöndürdü, çevirdi

kılavuz

<< ETü kulavuz yol gösteren, rehber

kılcal

TTü kıl +çAl

kılçık

(≈ ETü kıltık saç kepeği veya kılçık ) ETü kıl +çUk