kılık

kılçık

(≈ ETü kıltık saç kepeği veya kılçık ) ETü kıl +çUk

kılgı

TTü kıl- +gU

kılıbık

?

kılıç

<< ETü kılıç keskinleştirilmiş demirden yapma silah ETü kıl- işlemek +Iç

kılıf

Ar ġilāf غلاف z [#ġlf fiˁāl msd.] herhangi bir şeyin dış kabı veya zarfı, kılıç veya bıçak kını Ar ġalafa غلف zkılıfladı

kılık

ETü: [ Uygurca metinler, <1000]
kılıkı ornaġlıġ ermeser [tavrı/karakteri oturmuş değilse] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kılık [[hal ve hareket, insanlarla muaşeret. Bazen kılk şeklinde de söylenir.]] TTü: "... kıyafet, giysi" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kılık: kıyafet, hey'et, tarz, resm, tasvir. kılık değişmek, kılıksız

<< ETü kılık tavır ve hareket, karakter ETü kıl- +Uk

 kıl-

Not: Anlam evrimi Ar ḳiyāfa(t) sözcüğününkine paraleldir. Bkz. kıyafet.

Benzer sözcükler: kılık kıyafet, kılıksız


20.03.2015
kımıl1

onom kımıl/kımır devinme sesi

kımıl2

Ar ḳaml قمل z [#ḳml faˁl ] bit ≈ Akad ḳamlu a.a.

kımız

<< ETü kımız mayalanmış at sütü Aram χāmeṣ חָמֵץ z [#χmṣ] mayalanmış ekmek, mayalanmış içki Aram χāmaṣ חָמַץ zmayalanmak

kın

<< ETü kın kılıç veya bıçak kılıfı

kına

Ar ḥinnāˀ حنّاء z [#ḥnw] kına, lawsonia inermis bitkisinden elde edilen boyar madde Aram ḥinnā חִנָּא z [#ḥnn] (kadında) sevimlilik, cazibe, letafet (Kaynak: Jastrow sf. 481.)