kıkırdak

kıble

Ar ḳibla(t) قِبلة z [#ḳbl fiˁla(t) mr.] yön, özellikle namaz yönü Ar ḳabala قَبَلَ zyöneldi

kıblenüma

§ Ar ḳibla(t) قبلة zkıble Fa numā نما zgösteren (Fa numūdan göstermek )

kıç

<< OTü-KT kıç bacağın arkası

kıdem

Ar ḳidam قدم z [#ḳdm] 1. önde olma, önce olma, erken gelme, 2. eskilik, öncelik Ar ḳadama قدم zönde veya önce idi, adım attı ≈ Aram ḳədam קְדַם z [#ḳdm] önce veya önde olmak, öncelik, önce

kıkır

onom hafif gülme sesi

kıkırdak

[ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
karkaranak [Fa.]: ḳıtırdak ve geyrek taˁbīr olunan yumuşak kemiktir. (...) Arabīde ġuḍruf ve Türkīde ḳaḳırdak ve kemürdek ve geyrek daχı derler

<< TTü kıtırdak kıkırdak TTü kıtırda- kırtlamak, kırılma sesi çıkarmak

 kırt

Not: Ayrıca karş. gevrek.


02.05.2019
kıl

<< ETü kıl kıl

kıl|mak

<< ETü kıl- yapmak, yaratmak

kılağı

<< TTü kılağu kılıcın keskinliği, bileği <? TTü kıl- +AgU

kılaptan

<? Ar ḳallāb قلّاب z [#ḳlb faˁˁāl mesl.] çıkrık, iplik eğirme çarkı Ar ḳalaba قَلَبَ zdöndürdü, çevirdi

kılavuz

<< ETü kulavuz yol gösteren, rehber